1 Mart Arslanköy’ün Kurtuluşunun 103’üncü Yılı Coşkuyla Kutlandı

1 Mart Arslanköy’ün Kurtuluşunun 103’üncü Yılı Coşkuyla Kutlandı

ABONE OL
1 Mart 2023 14:09
1 Mart Arslanköy’ün Kurtuluşunun 103’üncü Yılı Coşkuyla Kutlandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Arslanköy Mersin’den 1453 rakım yükseklikte ve 52 km uzaklıkta Toros Dağlarının eteğinde şirin bir köydür. Kurtuluş savaşında Kuvayi Milliyecilerin ocağı olmuştur. Kurtuluş savaşında zorlu mücadeleler sonucun da Mersin ve çevresinde konuçlanan Fransızları denize dökmüşlerdir. Eski adı Efrenk (Fransız diyarı) olan Arslanköy, sevgili Atatürk köye ziyarete geldikten sonra Arslanköy olarak köyün ismini değiştirmiştir.

1 Mart Arslanköy’ün kurtuluşu coşkuyla kutlandı

Mersin İl idari amirlerimizden başta Toroslar Kaymakamı,Toroslar Belediye başkanı, Mersin Büyükşehir Belediyesi başkan vekili, Mersin müftüsü, İl Jandarma Komutanı, Belediye meclis üyeleri katılımıyla 103. yıl kutlandı.

Kutlama sonrası Toroslar kaymakamı ve Toroslar belediye başkanı Arslanköy Muhtar’ı Erdal CENGİZ’e çalışmalarından ve organizeden dolayı ORHUN Yazıtları tablosunu hediye etti.

ARSLANKÖY kısaca kurtuluş tarihi;

Kurtuluş Savaşı Dönemi, o güne kadar dünya tarihinde ya parça parça kullanılmış ya da ilk kez kullanılan birçok yöntemin tam bir eşgüdüm içinde değerlendirildiği bir dönemi ifade eder.

Öncelikle Mondros Ateşkes Antlaşmasının aksine hükümlerine rağmen, Atatürk silahların teslim edilmemesini, Anadolu’nun güvenli bölgelerinde muhafaza edilmesini, askerlerin terhis edilmemesini güvendiği komutanlara bildirmiş, daha sonra işgalin başlaması üzerine Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin tüm ülke çapında örgütlenmesini salık vermiş böylece sivil halkı kurtuluş mücadelesine aktif olarak katmıştır.

Bir sonraki merhale halkın temsilcilerinden oluşan ve mücadeleyi bizatihi yöneten Meclisi harekete geçirmek olmuştur.

Eldeki imkânları son damlasına kadar kullanmış, önce düzensiz milis kuvvetleriyle hem iç düşmana hem de dış düşmana karşı mücadele etmiş, bu arada da düzenli orduyu oluşturmak için gerekenleri yapmıştır.

26 Ağustos 1922’de başlayan Başkomutanlık Meydan Savaşından önce, Tekâlif-i Milliye yani Milli Sorumluluklar Kanunu çıkarılarak, vatandaşın son ama gerçekten son maddi destekleri talep edilmiştir. Bu kanunla hanelerden çorap, içlik, at nalı, urgan, çarık, bulgur, un gibi artık verebilecekleri son hayati malzemeler istenmiştir. Yani sonrası yok. Bunlardan ve canından başka vereceği bir şeyi kalmayan, büyük Türk Milleti gözünü kırpmadan istenileni yapmıştır.

Buraya kadar saydıklarımız dahi Kurtuluş Mücadelemizin kendi nevi şahsına münhasır özellikleriyle ve ancak bir dâhiyle Büyük Önder Atatürk’le başarılabilecek bir mücadele olduğunu kanıtlamaya yeter.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Translate »