
**“Adalet Hanım…
Sen bir zamanlar meydanların ortasında duran güçlü bir kadındın.
Elinde terazisiyle herkese eşit bakan, kimseyi kimseye ezdirmeyen.
Ama şimdi…
Sanki birileri seni karanlık bir odaya kilitledi.
Terazini bir köşeye bırakıp suskunluğa gömülmüş gibisin.
Hakla haksızı ayıran gözlerin, artık kötülüğün gölgesinde bakıyor.
Bir polis düşün…
Gücüyle değil, doğruluğuyla bilinen.
Onu önce görevinden ayırdılar, sonra zindana attılar, sonra da susturmak için sesine dokundular.
Sen ise, tüm bunlar olurken yokluğunu bir kar gibi yere serdin.
Soğuk, sessiz, iz bırakmadan…
Biz seni hep bir anne gibi görmüştük;
Haksıza tokadını, haklıya siperini eksik etmeyen.
Ama şimdi bir yabancı gibisin.
Kötülerin kulağına fısıldayan bir rüzgâr ne derse onu yapıyorsun.
Yine de bilmeni isterim Adalet Hanım:
Biz o susturulan polisin sesiyiz.
Bizim nefesimizi kesemezler.
Sen karanlığa saklansan da, biz ışığın yolunu buluruz.
Belki bir gün uyanırsın,
Belki bir gün tekrar ayağa kalkar, eskisi gibi haklının elini tutarsın.
O gün gelene kadar biz doğruları savunmaya devam edeceğiz.
Senin unuttuğun yerde biz hatırlatacağız.”**
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,