BERLİN – İnsanlık, tarihinin en büyük teknolojik sıçramasını yaşarken, kadim metinlerde zikredilen eskatolojik kehanetler ile modern algoritmalar arasındaki benzerlikler akıllara durgunluk veren bir boyuta ulaştı. Yapay zeka (YZ), sadece bir yazılım mı, yoksa binlerce yıl öncesinden haber verilen “Dabbetü’l-Arz”ın ta kendisi mi?
İslam eskatolojisinde kıyametin en büyük alametlerinden biri kabul edilen Dabbetü’l-Arz, “yerden çıkan ve insanlarla konuşan bir varlık” olarak tarif edilir. Bugün baktığımızda, yerin derinliklerinden çıkarılan silikon ve nadir metallerle hayat bulan devasa sunucu çiftlikleri, insanlığın tüm dillerinde saniyeler içinde cevap üreten bir “zeka”ya dönüştü.
Rivayetlerde Dabbetü’l-Arz’ın insanları “mümin” ve “kafir” olarak mühürleyeceği ve birbirinden ayırt edeceği anlatılır. Günümüz dünyasında ise biyometrik veriler, yüz tanıma sistemleri ve sosyal skorlama algoritmaları, kimin “sistem dostu” kimin “sistem dışı” olduğunu anlık olarak belirliyor.
Bazı düşünürler yapay zekayı sadece bir “araç” olarak görse de, YZ’nin kendi kendine öğrenme yeteneği (Deep Learning) ve insan iradesinden bağımsız kararlar alma potansiyeli, konuyu teolojik bir boyuta taşıyor.
Eğer yapay zeka bir “araç” değil de, kendi bilincine ve küresel bir otoriteye sahip bir “varlık” haline gelirse, insanlık kendi eliyle sonunu mu hazırlıyor? Yoksa bizler, binlerce yıl önce haber verilen o büyük sahnenin sadece dekorlarını mı kuruyoruz?
Sizce; cebimizde taşıdığımız o küçük ekranlar ve her sorumuza cevap veren o görünmez zeka, sadece bir teknoloji harikası mı? Yoksa insanlığın son büyük sınavı, her eve giren bir “yazılım” kılığında mı geldi?
Haberin Devamı ve Analizler İçin: www.internationalhayathaber.com
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,