İnsanın yüzü, karakterinin yansımasıdır.” derler. Çünkü bir insanın yaşadıkları istemsiz olarak o insanın yüzüne yansır.
Güzellik ya da çirkinlik meselesi değil bu; huzurla yaşayanın yüzünde dinginlik, hırsla yaşayanın yüzünde gerilim okunur. İnsanın yüzü, kitap gibidir. Ama okumayı bilmek, herkesin harcı değildir; yetenek ister.
Kötülük ya da iyilik göz, burun, ağız oranlarında değil; bakışlarda, mimiklerde ve duruşta gizlidir. Ne var ki çoğumuz yüzeyseliz. Kravat takan, güzel konuşan birini hemen “adam gibi adam” ilan ediyoruz. Biraz da edebiyat yaptı mı, “dürüst, güvenilir” etiketi basıyoruz. Öyle olmasa ponzi düzenleri, kripto mucizeleri, saadet zincirleri bu kadar kolay kurulur muydu?
Kisisel analiz testleri: https://onedio.com/test/kisilik-testleri
Aynı yanılgıya sosyal medyada da düşüyoruz. Birkaç lüks araba, havalı mekân, marka çantayla “hayat koçu” kesilen, sahte cennetler pazarlayan nice influencer var. Kimi “finans eğitimi” diye cebinizdekini alıyor, kimi de sahte mutluluk reçeteleriyle hayatınızı zehir ediyor.
https://dorahospital.com/kisilik-testi-ve-psikolojik-analiz-yontemleri/
Oysa insanın iç dünyası yüzüne yansır. Bir siyasetçinin gözlerindeki iktidar hırsı, bir influencer’ın yapay gülüşündeki açgözlülük aslında hiç de saklı değildir. Mesele sadece bakmak değil; görmeyi öğrenmektir.

Son söz: Bakmak kolaydır, görmek maharet ister. Artık bakmayı bırakın; artık görün, sorgulayın ve aldanmayın!
<yazarin diger yazilari: https://www.internationalhayathaber.com/elif-gibi-olmak/
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,