|
Getting your Trinity Audio player ready...
|

Kocaeli’de simit fiyatlarındaki 5 Liralık artış konusunda yaşanan fiyat karmaşası devam ediyor.
Kocaeli’de 100 gram simidin resmî tarife fiyatı halen 20 TL.
Ancak bazı satış noktalarında aynı simit 25 TL’ye satılıyor.
Aradaki fark tam 5 TL!
“5 lira nedir ki?” demeyin.
Çünkü mesele 5 lira değil.
Mesele, kuralın uygulanıp uygulanmadığı meselesidir.
Devlet bir ürün için resmî tarife belirliyor, ilan ediyor ve vatandaşın hangi fiyatı ödemesi gerektiğini ortaya koyuyorsa, şu soruyu sormak gerekir:
Resmî tarife ne işe yarıyor?
Bir simidin fiyatı 20 TL olarak belirlenmişse vatandaş neden aynı simit için 25 TL ödemek zorunda bırakılıyor?
Elbette fırıncı esnafının maliyetlerinin arttığını biliyoruz.
Un, susam, maya, elektrik, doğalgaz, işçilik, kira ve diğer işletme giderleri ciddi şekilde arttı.
Evet esnaf da kazanmalıdır, emeğinin karşılığını almalıdır.
Ancak maliyetlerin artması, resmî tarife yürürlükteyken kendiliğinden tek taraflı fiyatın yükseltilmesi sonucunu doğurmaz.
Eğer 100 gram simidin gerçek maliyeti 25 TL’lik fiyatı gerektiriyorsa, bunun yolu bellidir:
Maliyetler ortaya konur, ilgili kurumlara başvurulur ve gerekli yasal süreç işletilerek resmî tarife değiştirilir.
Tarife 25 TL olarak belirlenir, vatandaş da ne ödeyeceğini bilir.
PEKİ O 5 LİRA NEDEN?
Asıl sorulması gereken soru budur.
20 TL’lik resmî tarife varken 25 TL’ye satılan simitteki 5 TL’lik farkın maliyet karşılığı nedir?
Bu farkın ne kadarı un?
Ne kadarı susam?
Ne kadarı enerji?
Ne kadarı işçilik?
Ne kadarı kira?
Ve ne kadarı kâr?
Vatandaşın bunları tek tek hesaplaması gerekmiyor. Ancak fiyatın neden değiştiğini açıklamak ve kuralların uygulanmasını sağlamak ilgili kurumların görevidir.
DENETİM SAHADA OLMALI
Burada denetim mekanizmasına önemli bir görev düşüyor.
Denetim sadece “denetliyoruz” demek değildir.
Denetim; sahaya çıkmak, fiyatı kontrol etmek, gramajı kontrol etmek, tarifeyi kontrol etmek ve tarifeye aykırı satış varsa gerekli işlemi yapmaktır.
Çünkü tarifeye uyan esnafın hakkı da korunmalıdır.
Bir esnaf kurala uyarken başka bir esnafın tarifeden farklı fiyat uygulaması, hem vatandaşı hem de kurallara uyan esnafı mağdur eder.
Kimse bunu esnaf düşmanlığı olarak görmesin.
Esnaf kazansın, vatandaş da korunsun.
Savunduğumuz şey çok basit:
Kural neyse herkes ona uysun.
100 gram simidin resmî fiyatı 20 TL ise 20 TL’ye satılsın.
Eğer 25 TL olması gerekiyorsa, resmî tarife yasal usulle değiştirilerek 25 TL olarak ilan edilsin.
Ama bir tarafta 20 TL’lik resmî tarife dururken diğer tarafta 25 TL’lik satış varsa, vatandaşın sorduğu şu soruya şeffaflıkla cevap verilmelidir:
“Bu 5 TL neden?”
Mesele yalnızca simit değildir.
Bugün simitte 5 TL…
Yarın başka bir üründe 10 TL…
Eğer resmî tarifeler uygulanmayacaksa vatandaş kime güvenecek?
YETKİLİLERE ÇAĞRIMIZDIR
Eğer 20 TL’lik tarife yürürlükteyse, 25 TL’ye yapılan satışlar denetlendin ve de ısrarla bu tür satış yapanların gerekirse işletme ruhsatları iptal edilsin.
Tarife dışı satış varsa da gerekli işlemleri uygulayın.
Ezcümle; Eğer simidin fiyatının 25 TL olması gerekiyorsa, tarifeyi değiştirecek yasal süreci işletin.
Çünkü mesele sadece 5 TL değildir.
Mesele, Valiliğin aldığı kararlara ve belirlenen tarifeye uyulup uyulmadığı meselesidir.
Selam ve saygıyla…
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap