|
Getting your Trinity Audio player ready...
|
Kimsenin fark etmemesi için gece yarısını bekler. Sessizce mezarlığa girer, bir köşe bulur ve köpeğini oraya defneder. Ertesi gün mezarlık görevlileri, toprağın yeni kazıldığını fark eder ve şüphelenirler. Mezarı açtıklarında içeride bir köpek olduğunu görünce büyük bir tepki gösterirler.
Bu olay şehirde hızla yayılır. Adamın kimliği tespit edilir ve derhal tutuklanarak kadının (hâkimin) huzuruna çıkarılır. Halk, böyle bir saygısızlığı yapan kişinin ağır bir şekilde cezalandırılmasını beklemektedir.
Ancak adam, kadı’nın karşısına çıktığında ilginç bir olay yaşanır. Adam, kadı’ya gizlice büyük bir miktarda para teklif eder. İlk başta kadı, bu fikre sıcak bakmaz gibi görünse de, paranın cazibesi karşısında geri adım atmaya başlar.
Sonunda kadı, mahkemede bekleyen kalabalığa dönerek şu açıklamayı yapar:
“Bu gömülen köpek sıradan bir hayvan değildir. O, Ashâb-ı Kehf’in sadık köpeği Kıtmir’dir! Onun mezarlığımıza defnedilmesi bir şereftir.”
Bu sözleri duyan halk, önce şaşırır ama kadının otoritesine güvenerek inanır. Böylece adam suçsuz ilan edilir, köpeğin mezarı olduğu gibi bırakılır ve zamanla kutsal bir yer olarak görülmeye başlanır. İnsanlar gelip dua etmeye başlar, hatta mezarın başına küçük bir türbe bile inşa edilir.
Bu hikâye, daha çok halk arasında anlatılan ve farklı versiyonları bulunan ibretlik bir kıssadır. Ancak belirli bir tarihi kaynağa dayandığına dair kesin bir belge bulunmamaktadır. Genellikle adaletin yozlaşması, menfaat ilişkileri gibi temaları ele alan bir anlatı olarak aktarılır.
Bu tür kıssalar, halk edebiyatı, tasavvufi hikâyeler ve etik dersler içeren anlatılar içinde yer alabilir.
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,