Osmanlı döneminde Bursa’da yaşayan bir adam, büyük bir hayır işlemek ister. Bir çeşme yaptırır. Fakat çeşmenin kitabesine şu şaşırtıcı sözü yazdırır:
“Her kula helâl, Müslümana haram.”
Bu söz halk arasında büyük bir tepkiye yol açar. Çünkü bir hayır işinin Müslümanlara yasaklanması kimsenin aklına sığmaz. İnsanlar hemen kadıya başvurur.
Kadı, adamı huzuruna çağırır. Ona kızar ve “Bu nasıl iştir? Hayır yapıyorsun ama Müslümanlara yasak koyuyorsun!” der. Adam ise sakinliğini korur ve şöyle yanıtlar:
“Sebebim var. Ancak bunu yalnızca Sultan’a anlatabilirim.”
Durum padişaha iletilir. Padişah, adamı dinler ve gerçeği öğrenmek ister. Adam şöyle der:
“Delilim vardır. İsterseniz ispat edeyim.”
Adamın isteği üzerine üç farklı olay gerçekleşir:
Bir haham tutuklanır. Museviler hemen tepki gösterir. Birlik olurlar, dış ülkelerden bile destek gelir.
Bir papaz tutuklanır. Hristiyan halk aynı şekilde dayanışma sergiler. Haksızlığa izin vermezler.
Bir imam tutuklanır. Fakat bu sefer kimse ses çıkarmaz. Halk sessiz kalır, hatta dedikodu yapar. İmamın nerede olduğunu sormazlar.
Bu tablo karşısında padişah, acı gerçeği görür. Adam haklıdır. Padişah üzülerek şu sözleri söyler:
“Bırak suyu, Müslümana artık hava bile haramdır.”
Bu kıssa, toplumsal duyarsızlığa güçlü bir eleştiridir. Başkası için tepki gösterilirken, sıra kendi değerlerine gelince insanlar sessiz kalır. Birlik ve dayanışma olmayınca toplum zayıflar.
Benzer ibretlik kıssalar için https://www.internationalhayathaber.com/her-kula-helal-muslumana-haram/ göz atabilirsiniz.
Detaylı bilgi için https://www.tarihistan.org/yazarlar/onder-guzelarslan/bu-cesmeden-muslumana-su-icmek-haram/8841/okuyabilirsiniz.
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,