Türkiye Büyük Millet Meclisi Koruma Dairesi’nde görev yaparken mobbing ve keyfi uygulamalar nedeniyle meslekten ayrılmak zorunda kalan eski polis, yaşadıklarını sert bir dille anlattı. Şu anda dünyayı gezen eski polis, görevdeyken maruz kaldığı hakaret, baskı ve sessiz yönetim anlayışını ilk kez bu kadar net ifade etti.
Eski polisin yorumu:
“Nöbetteyim, gece iki buçuk saatleri… Bir milletvekilimizin danışmanı olduğunu iddia eden kişi kimlik göstermeden ve üst aramasından geçmeden TBMM’ye girmeye çalıştı. Bunu engellediğimizde bize annelerimize küfür etti. Ama en dikkat çekeni, amirlerimin bu hakarete karşı sessiz kalmasıydı. Çünkü bana edilen hakaret sadece bana değil, tüm teşkilata edilmiş bir küfürdü.
Olay sonrası sabah saat yedide nöbetim bitmesine rağmen, emniyet müdürümün araması üzerine saat on ikiye kadar şubede bekledim. ‘Sen polis memurusun, burada bizi temsil ediyorsun. Sana ne söylerlerse söylesinler, hiçbir şey söyleyemezsin, kulağını kapatman lazım’ dendi. Ben de müdürüme şöyle cevap verdim: ‘Bu sadece bana edilen bir küfür değil, tüm teşkilatı temsil ettiğim için teşkilata edilmiş bir küfürdü. Sadece benim anneme değil, sizin de annenize edilmiş bir küfürdür.’
Odadan çıkarıldım. Orada tek gördügü sey botum du;
Bana, botun neden boyali degil dedi….
Botumun boyalı olmaması bile bahane edildi.
Sadece şunu anlatmak istiyorum: Polis de bu devletin bir evladı, insan gibi muamele görmek istiyor. Hepimizin ortak gayesi huzurlu bir ortamda yaşamak. Polis huzurlu olursa vatandaş da huzurlu olur.
Oysa müdür, teşkilatın mensuplarına sahip çıkmalıydı. Ama sessiz kaldı. Ben de şunu anladım: Teşkilatın annesine küfür edilen ve buna tepki göstermeyen bir müdür, yarın başka pek çok olaya da sessiz kalır.”
Bu olay, polis teşkilatında yaşanan sessiz şiddeti ve mobbingi gözler önüne seriyor. Amirlerin ve üst düzey yetkililerin sessizliği, sadece bireysel haksızlıkları değil, teşkilatın itibarını ve güvenliğini de zedeliyor.
Polisler, görevlerini yaparken hakaret ve baskıya uğramamalı.
Sessiz kalan yöneticiler, gelecekteki sorunlara da kapı aralar.
Huzurlu ve saygılı bir teşkilat, güvenli bir toplumun temelidir.
Devlet, polislerini korumalı, mobbinge ve hakarete sessiz kalmamalı. Sessizlik, suçun ve adaletsizliğin örtüsü olamaz. Polis sadece emirleri uygulayan bir makine değil; insan, evlat ve saygıyı hak eden bir devlet görevlisidir.
Eski polisin sözleri, sadece kendi yaşadıklarını değil, tüm teşkilatın maruz kaldığı sessiz zulmü ve çözüm çağrısını ortaya koyuyor.
“Bugün sessiz kalan yarın adaletsizliğe ses vermez; polis susturulursa, toplumun güvenliği de susturulur. Saygı, sadece görev tanımı değil, insan olmanın gereğidir.”
Son olarak;
Teşkilatın Annesine Küfür Edilirken Sessiz Kalan Müdür Kim?
Not: video kaynak : Turan Eselioglu Twitter sayfasindan alintidir..
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,