
Kocaeli’de son dönemde yaşanan olaylar artık “olur böyle şeyler” denilip geçilecek noktayı çoktan geçti.
Bir tarafta şehrin göbeğinde, üç kişinin hayatını kaybettiği kalaşnikoflu saldırı…
Öbür tarafta Yahyakaptan’da bir iş insanının evinde vurulması…
Eskiden mahallede biri yüksek sesle tartışsa insanlar camdan bakardı.
Şimdi insanlar önce şunu düşünüyor:
“Acaba birinin belinde silah var mı?”
İşte asıl korkutucu değişim bu.
Kocaeli gibi sanayisi büyüyen, ticareti hareketli bir şehirde stres de büyüyor, öfke de büyüyor, tahammülsüzlük de büyüyor.
Ama görünen o ki sağduyu aynı hızla büyümüyor.
Bugün en küçük tartışmalar bile ölümle sonuçlanabiliyor.
Trafikte korna…
İş yerinde alacak verecek meselesi…
Park kavgası…
Yan bakma tartışması…
Eskiden bunlar en fazla ağız dalaşıydı.
Şimdi insanlar eve değil, mezarlığa gidiyor.
İşin en ürkütücü tarafı ise bireysel silahlanmanın artık normalleşmesi.
“Ne olacak canım, kendimizi koruyoruz…”
“Herkeste var zaten…”
“Devir kötü…”
Bu cümleler artık sıradan bir teselli değil, tehlikenin kendisi haline gelmiş durumda.
Çünkü herkes kendini korumak için silahlandığında, aslında kimse güvende olmuyor.
İnsan öfkeliyken mantıklı düşünemez.
Hele bir de elinin altında silah varsa…
Bir saniyelik sinir, bir ömürlük pişmanlığa dönüşür.
Sonra haberlerde aynı cümle:
“Bir anlık öfke…”
O “bir an”, bazen üç mezar ediyor.
Son olarak, dün Yahyakaptan gibi yıllardır daha sakin, daha güvenli bilinen yerlerde bile insanlar hedef olabiliyorsa mesele artık sadece belli mahallelerin sorunu değildir.
Demek ki şiddet her yere sızmış durumda.
Üstelik mesele sadece ruhsatlı silah meselesi de değil.
Asıl soru şu:
Bu kadar silahlı insan bu kadar rahat nasıl dolaşabiliyor?
İnsanlar artık kavgayı ayırmaya korkuyor.
Korna çalmaya çekiniyor.
Birine laf anlatırken bile iki kere düşünüyor.
Çünkü kimse karşısındakinin belinde ne taşıdığını bilmiyor.
Bu, normal bir toplum hali değildir.
Son tahlilde önemli olan, olay olduktan sonra müdahale etmek ve failleri yakalamak değildir.
Elbette suçlunun yakalanması önemlidir.
Elbette polis önemlidir.
Elbette yargı önemlidir.
Ama asıl önemli olan, ölümler olmadan önce önleyici ve caydırıcı tedbirleri zamanında ve etkin bir şekilde alabilmektir.
Çünkü toprağa düşen insan geri gelmiyor…
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap