“Sefiller Romanı” bugün Paris’te değil; Türkiye’nin karakollarında, nöbet kulelerinde, sessiz gece devriyelerinde yaşanıyor.
Victor Hugo’nun Valjean’ı yıllarca bir lokma ekmek için zincire vurulmuştu;
bugün ise bir polis ayda 260 saat çalışıyor, ek mesaisini bile alamıyor, ailesinden kopmuş, çocuklarının büyüdüğünü telefon ekranından izliyor.
Hugo yaşasaydı, bu rakamı bir sayı değil, birer sönen can, birer çığlık olarak yazardı.
Ama bugün bu çığlıkların karşısında kulaklar sağır, kalpler taş gibi suskun.
Javert, Valjean’ı adım adım takip ederdi;
Ama bugün Türk polisinin peşini bırakan tek şey ‘adaletsizlik’.
Mesai bitmiyor, hak verilmiyor, aileler dağılıyor…
Ve en acı olan ne biliyor musun?
Yetkililerin yüzünde tek bir çizgi oynamıyor.
Hugo’nun Sefiller’inde bir cümle vardı:
‘Toplum, suç işleyenleri cezalandırır; ama bazen suç olmayanı da.
Bugün Türkiye’de polis, suç değil, sabır işliyor…
Ve sabır, en ağır mahkûmiyet.”
Yine de Valjean gibi omuzlarında taşımaya devam ediyor hayatı;
Çünkü biliyor ki bir gün adalet, kürek mahkûmunun zincirini kıran o büyük çekiç gibi inecek.
Polisin tek umudu bu…
Bir çekiç, bir dürüst nefes, bir insaf…”
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,