Haber: Nurhayat Volkan/ Almanya
Geçtiğimiz günlerde yapılan Fenerbahçe kongresinde, hiç beklenmedik bir gündem ortaya çıktı:
Polislerin kılık kıyafeti. Kongrede söz alan bir konuşmacı, statlarda görev yapan polisleri eleştirerek, “Yırtık bayrak, ters takılmış bayrak, siyah bayrak ve yönetmeliğe aykırı kıyafet kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Peki, gerçekten sorun polisin kıyafeti midir?
Yoksa asıl mesele gözden mi kaçırılıyor?
Polisin Görev Alanı Yanlış Tartışılıyor
Polis, bu ülkenin en büyük güvenlik gücüdür. Onu kıyafeti üzerinden eleştirmek kurumun saygınlığını zedelemekten başka bir işe yaramaz. Asıl gerçek şudur: Statlarda güvenlik görevi polisin değil, özel güvenlik şirketlerinin sorumluluğundadır.
Polis, ancak olağanüstü bir durumda, kamu düzenini tehdit eden bir gelişmede statlara müdahale eder. Tribünlerde saatlerce bekletilmesi ise hem zaman kaybıdır hem de kurumun itibarını zedeler.
Kurum dışındaki insanlar, sonsuz tartışmalarla polisin kılığına kıyafetine karışıyor. Oysa önce konuşulması gereken, polisimizin hakları, yıpranma payı, uzun mesaileri, ekonomik sıkıntıları ve ailelerinden çaldıkları zamandır.
Kıyafet üzerinden eleştiri yapmak kolaydır; fakat polisimizin gerçek sorunlarını dile getirmek cesaret ister. Bugün polisin kılık kıyafetiyle uğraşanlar, keşke aynı kararlılığı onun haklarını savunurken de gösterseler.
Polis, halkın huzurunun teminatıdır. Ne kongrelerde tartışma malzemesi, ne de statlarda bekçi yapılacak bir güçtür. Polisin asli görevi bellidir: Asayişi sağlamak, suçla mücadele etmek ve vatandaşın can-mal güvenliğini korumak.
Polisin kıyafetiyle uğraşmayı bırakın.
Önce onun emeğine, onuruna ve asli görevine saygı gösterin.
Polis, statta değil; kötülerin pesinde ve halkın yanında olmalıdır.
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,