
Esnaflık gerçekten zor sanattır. Öyle herkesin kalkıp da kolayca yapabileceği bir iş değildir.
İncelik ister, sabır ister; en önemlisi de insanı anlamayı, helali ve haramı gözetmeyi bilmeyi gerektirir.
Eskiden esnaf dediğin, mal satmadan önce gönül kazanmayı bilirdi. “Helal olsun” dedirtmek en büyük kazanç sayılırdı.
Şimdi bakıyorsunuz; iş değişmiş…
İnsanın yüzüne bakmadan, doğrudan cebe bakan bir anlayış yaygınlaşmış durumda.
Evet, Türkiye’de dükkân açmak kolaylaştı ama maalesef esnaf olmak zorlaştı.
Çünkü mesele sadece ticaret değil; mesele ahlak, vicdan ve biraz da karakter meselesi…
Bir de işin başka bir acı tarafı var:
O da denetimsizlik…
Bugün tüketici korunmuyor.
Fiyatı soran yok, hesabı soran yok, sorumluluk alan yok.
Denetim yoksa adalet de yoktur.
Adalet yoksa güven de yoktur.
Aynı mal, aynı kalite; ama üç farklı fiyat… Üstelik bu artık istisna değil, neredeyse kural hâline gelmiş.
“Maliyet arttı” deniyor ama bakıyorsunuz, artışla açıklanamayacak uçuk fiyatlar var.
Açık konuşalım: Bu sadece fırsatçılık değil; kontrolsüzlüğün ve sahipsizliğin büyüttüğü bir başıboşluktur.
Haksız kazancı durduracak mekanizma ya yavaş işliyor ya da hiç işlemiyor.
Bir de esnaf odaları meselesi var ki… En sert eleştiriyi hak eden kurumlardan biri de bu yapılar.
Kâğıt üzerinde piyasayı dengelemek, üyeyi denetlemek ve tüketiciyi gözetmek gibi ağır sorumlulukları olan bu yapılar, sahada çoğu zaman bu görevlerinin yanına bile yaklaşmıyor.
Hatta birçok oda, esnafın ve vatandaşın derdine çözüm üretmekten çok, “başkanları nasıl bir dönem daha seçilebiliriz” hesabında…
Hâliyle denetim mekanizması zayıfladıkça fırsatçılık büyüyor.
Kimse kimseyi kandırmasın…
Bu düzenin adı ticaret değildir.
Bu, göz göre göre büyüyen bir haksız kazanç düzenidir.
Ama hâlâ hakkını verelim: İşini namusuyla yapan, helal lokmadan şaşmayan esnaf da var. Sözümüz onlara değil.
Ama gerçek şu: İyiler azaldıkça kötüler normalleşiyor. Denetim zayıfladıkça da bu çarpıklık sıradanlaşıyor.
Çünkü esnaflık sadece alım-satım ve para kazanmak işi değildir.
Esnaflık bir kültürdür.
Bir ahlak terazisidir.
Helal ve haramı gözetmektir.
Son söz: Herkes dükkân açabilir, ticarete atılabilir ama herkes esnaf olamaz.
Selam ve saygıyla…

Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap