Çalışmak…
İnsanın emeğini, bilgisini, disiplinini ortaya koyması kadar değerli bir şey yok.
İşini bilen, sorumluluğunu taşıyan biri için çalışmak sadece zorunluluk değil; bir duruştur, bir karakterdir.
Ama bazen, emeğinden önce yüzüne bakılır.
Henüz seni tanımadan, nasıl çalıştığını bilmeden, nasıl iletişim kurduğunu görmeden…
Sadece bir anlık ifaden üzerinden yargılanırsın.
Ve sonra o cümle gelir:
“Bize biraz gülümse, mutluluk maskesi tak.”
Peki soruyorum;
İşinin ne olduğunu bilen birine mutluluk maskesi takmak denir mi?
Gülmeyi, pozitif olmayı seven birine bu nasıl söylenir?
Kendini ifade etmeden önce seni anlamaya çalışan kaç kişi kaldı bu devirde?
Bazıları hâlâ “gülümsemiyor” diye, birini soğuk, ilgisiz, mesafeli sanıyor.
Oysa sen belki ciddiyetle işine odaklanmışsın.
Belki o anda sadece düşünüyorsun, plan yapıyorsun.
Ama ne yazık ki dışarıdan bakan, anlamak yerine hüküm vermeyi tercih ediyor.
Hayat zaten yeterince zor.
Bir de insanların önyargısı, bitmeyen egosu eklenince daha da zorlaşıyor.
İş aramak kolay mı sanılıyor?
Yeni bir şehirde, yeni bir ortamda, kendini kanıtlamaya çalışırken bir de “gülümsemiyorsun” cümlesini duymak kolay mı?
Hayır.
Hiç kolay değil.
Çünkü insanın gülümsemesi bile samimiyetle görülmüyorsa, orada sorun senin yüzünde değil, karşısındakinin bakışındadır.
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,