Laiklik Bildirisi Yayınlayanlar Neden Bu Kadar Telaşlı?
Son günlerde yine tanıdık bir refleks devrede.
Birileri “laiklik elden gidiyor” diyerek bildiriler yayınlıyor, kamuoyuna kaygı pompalıyor. Peki sormak gerekmez mi: Gerçekten laiklik mi tehlikede, yoksa zihinlerdeki tahammül sınırı mı?
Bu ülkede yıllardır yılbaşı kutlanır, Noel süsleri yapılır, Cadılar Bayramı konseptli etkinlikler düzenlenir. Kimse çıkıp da “bu ülke Hristiyanlaşıyor” diye bildiri yayınlamaz. Kültürel etkileşim, küreselleşmenin doğal sonucu olarak görülür. Eğlenceye, tüketime, ithal ritüellere kimse ses çıkarmaz.
Fakat konu İslam olduğunda birdenbire alarm zilleri çalmaya başlıyor.
Bir caminin açılışı, bir dini referans, bir toplumsal hassasiyet ifadesi… Ve hemen ardından “laiklik elden gidiyor” başlıklı metinler.
Laiklik, din karşıtlığı değildir.
Laiklik, devletin tüm inançlara eşit mesafede durmasıdır. Ne bir dini dayatmak ne de bir dini kamusal alandan silmeye çalışmaktır. Devletin tarafsızlığıdır; toplumun kimliğini inkâr etmek değildir.
Türkiye toplumunun ezici çoğunluğu Müslüman. Bu sosyolojik gerçeği görmezden gelerek, dini görünürlüğü “tehdit” gibi sunmak aslında halkın kimliğini problemli görmek anlamına gelir. Bu da demokratik bir yaklaşım değildir.
Asıl soru şu:
Laiklik adına konuşanlar gerçekten özgürlüğü mü savunuyor, yoksa yalnızca kendi dünya görüşlerinin kamusal alanda hâkim kalmasını mı istiyor?
Bir toplumda Noel ağacı görmek sorun değilse, bir toplumda Ramazan hassasiyeti görmek neden sorun oluyor? Kültürel çoğulculuk tek taraflı mı işleyecek?
Laiklik, korku üretme aracı değildir.
Laiklik, birlikte yaşama hukukudur.
Toplumun inanç değerlerine saygı duymak gericilik değildir; çoğulculuğun gereğidir. Aynı şekilde farklı inançların ritüellerine saygı göstermek de modernliğin gereğidir. Özgürlük, yalnızca bize benzeyenler için talep edildiğinde adı özgürlük olmaz.
Bugün yapılması gereken şey, bildirilerle korku üretmek değil; hukukun üstünlüğünü, ifade özgürlüğünü ve eşit vatandaşlık ilkesini güçlendirmektir.
Çünkü gerçek laiklik;
İslam’dan korkmaz.
Noel’den de korkmaz.
Toplumun inancından da kültürel çeşitliliğinden de korkmaz.
Korkan şey laiklik değildir.
Korkan şey, çoğulculuğa alışamamış zihniyettir.
Ve unutulmamalıdır:
Bu ülkenin mayası ne tek tiptir ne tek renktir.
Ama bu toprakların ruhunu yok sayarak özgürlük savunulamaz.
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap