Yazan: Meryem Demir
İnsanı insan yapan, bir toplumu ise “millet” kılan en güçlü bağ, kuşkusuz onun kökleridir. Kültürümüz, geleneklerimiz, bizi biz yapan ve bizi asırlar boyu ayakta tutan manevi kalelerimizdir. Ancak üzülerek görmekteyiz ki, son yıllarda bu kalelerin surlarında ciddi çatlaklar oluşuyor. Modernleşme adı altında, adeta sessiz bir kültürel erozyon yaşıyoruz: Kendi değerlerimizi birer birer kaybediyoruz.
Bugün dönüp etrafımıza baktığımızda, geçmişe ait, bize özgü ve geleneksel olan ne varsa hafife alma, beğenmeme ya da “çağ dışı” görme hastalığına yakalandığımızı fark ediyoruz. Kendi mutfağımızdan dilimize, mimarimizden insani ilişkilerimize kadar her alanda buram buram samimiyet kokan değerlerimiz, yerini ruhsuz bir popüler kültüre bırakıyor.
Peki, bu boşluğu neyle dolduruyoruz? Batılı olan her şeye körü körüne özenerek.
Batı’nın bilimini, teknolojisini, çalışma disiplinini almak yerine; yaşam tarzını, tüketim çılgınlığını ve bireyselciliğini taklit etmeyi “çağdaşlık” sanıyoruz. Kendi bayramlarımızın coşkusunu, komşuluk ilişkilerimizin sıcaklığını, büyüklere saygı ve küçüklere sevgi temelli o kadim toplumsal ahlakımızı mumla arar hale geldik. Batı dünyasında yalnızlık ve yabancılaşma bir kriz haline gelmişken, bizler o dünyaya özenip kendi içimizdeki o muazzam dayanışma ruhunu ellerimizle itiyoruz.
Bir toplum, kendi kültürel kodlarından koptuğu an, başka kültürlerin uydusu olmaya mahkûmdur. Geleneksel olanı “eski” diyerek burun kıvırmak, aslında kendi kimliğini inkâr etmektir. Oysa modernlik, geçmişi çöpe atmak değil; köklerinden aldığı güçle geleceği inşa edebilmektir.
Henüz her şey için çok geç değil. Silkelenip kendimize dönmek zorundayız. Evlerimizde, sokaklarımızda, medyamızda ve en önemlisi çocuklarımızın kalbinde kendi değerlerimizi yeniden yeşertmeliyiz. Batı’ya hayranlıkla bakmayı bırakıp, kendi hazinemizin farkına vardığımız gün; sadece kültürümüzü değil, geleceğimizi de kurtarmış olacağız.
Unutmayalım ki, kökü kuruyan ağacın yaprakları ne kadar yeşil görünürse görünsün, ilk fırtınada devrilmeye mahkûmdur. Kültürümüz kökümüzdür; ona sahip çıkalım.
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap