
Toplum olarak çoğu zaman uyumlu insanları severiz.
Fazla soru sormayan, itiraz etmeyen, söyleneni yapan ve kalabalık nereye gidiyorsa oraya giden insanlar daha makbul kabul edilir.
Çünkü böyle insanlarla yol yürümek daha kolaydır.
Ama tarihe baktığımızda, birçok değişimi başlatanların her zaman herkes gibi düşünen insanlar olmadığını görürüz.
Çoğu zaman sorgulayan, farklı bakan ve gerektiğinde “Burada bir yanlış var” diyebilen insanlar fark oluşturmuştur.
Aykırı insan, her şeye karşı çıkan insan değildir.
Sırf dikkat çekmek için farklı davranan ya da her konuda muhalefet eden kişi de değildir.
Gerçek aykırılık; yanlış gördüğünde itiraz edebilmek, doğru bildiğinin arkasında durabilmek ve gerektiğinde yalnız kalmayı göze alabilmektir.
Çünkü mesele karşı çıkmak değil, doğruyu aramaktır.
Aykırı insanlar her duyduğuna hemen inanmazlar.
Sorarlar, araştırırlar, düşünürler.
“Böyle gelmiş, böyle gider” deyip geçmezler.
Daha iyisi mümkün mü diye bakarlar.
Bu yüzden bazen çevresindekileri rahatsız ederler.
Çünkü alışılmış düşünceleri sorgularlar.
Herkes susarken konuşabilir, herkes aynı şeyi düşünürken başka bir açıdan bakabilirler.
Bir kişinin, bir makamın veya bir kalabalığın arkasında sırf güçlü diye durmazlar.
Yanlış gördüklerinde sessiz kalmayı tercih etmezler.
Elbette bunun bir bedeli vardır.
Bazen yalnız kalırlar, bazen eleştirilirler, bazen de yanlış anlaşılırlar.
Çünkü farklı düşünen insanlar her zaman kolay kabul edilmezler.
Ama bir toplumun gelişmesi için sadece uyumlu insanlar yetmez.
Bazen değişim için birilerinin soru sorması, itiraz etmesi ve yeni bir yol araması gerekir.
Aykırılık; kırıp dökmek, insanları küçümsemek veya herkese karşı olmak değildir.
Gerçek aykırı insan, sırf farklı görünmek için değil, doğru olduğuna inandığı için konuşur.
Bugün maalesef birçok sorunun temelinde tarafgirlik, partizanlık ve biatçı anlayışın yaygınlaşması yatmaktadır.
Her dönemde “itaat et, rahat et” anlayışıyla yaşayan insanlar olmuştur.
Ama toplumları ileri taşıyanlar; yanlışlar karşısında susmayan, gerektiğinde gerçeği söyleyebilen insanlar olmuştur.
İşte çoğu zaman değişimin ve gelişimin önünü açanlar da onlar olmuştur.
Çünkü gerçeğin peşinden gitmek her zaman kolay değildir.
Bazen yalnızlığı, bazen eleştiriyi, bazen de bedel ödemeyi göze almayı gerektirir.
Ne mutlu gerçeğin peşinden gidenlere, selam olsun farklı ve aykırı düşünebilen o insanlara…
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap