
Bu söz, sadece devletin varlığını değil, kurumlarının uyum içinde çalışmasını da ifade eder. Çünkü vatandaş açısından önemli olan, hangi kurumun ne dediği değil, devletin ne yaptığıdır.
Geçtiğimiz günlerde Ticaret Bakanlığı’nın sosyal medya hesaplarından yapılan bir paylaşım dikkatimi çekti.
Açıklamada; sahte ilanların, ilan kirliliğinin, spekülatif fiyat artışlarının ve tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmek amacıyla Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’nin (EİDS) uygulamaya alındığı, kurallara aykırı hareket eden platformlara yaptırımlar uygulandığı ve milyonlarca liralık idari para cezaları kesildiği belirtildi.
Elbette bu açıklamalar sevindirici.
Devletin kayıt dışılıkla mücadele etmesi, tüketiciyi koruması ve piyasada düzen sağlaması herkesin ortak beklentisidir.
Ancak vatandaş olarak şu soruyu sormak zorundayım:
Madem sistem bu kadar etkin çalışıyor, sosyal medya platformlarında EİDS doğrulaması olmadan yayımlanan ilanlar neden hâlâ açıkça yayınlanmaya devam ediyor?
Üstelik bu konuda sadece eleştirmekle kalmadım.
8 Mart 2026, 18 Mart 2026, 17 Nisan 2026 ve 14 Mayıs 2026 tarihlerinde dört ayrı dilekçeyle ilgili kurumlara başvurdum.
İlk cevapta konunun kayıt altına alındığı bildirildi.
İkinci başvurumda, kayıt altına almak yerine sahada işlem yapılmasını talep ettim.
Üçüncü cevapta denetimlerin devam ettiği ifade edildi.
Dördüncü cevapta ise somut bilgi ve belgelerle İl Ticaret Müdürlüğü’ne müracaat etmem istendi.
Buraya kadar her şey normal gibi görünüyor.
Fakat sonrasında ortaya ilginç bir tablo çıkıyor.
İl Müdürlüğüne başvurdum; ceza verme yetkisinin Bakanlıkta olduğunu söylediler.
Bakanlık ise denetimlerin İl Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünü ifade etti.
Vatandaş olarak ben de ister istemez şu soruları soruyorum:
Yetkili kim?
Sorumlu kim?
İşlem yapacak makam hangisi?
Bir kurum diğer kurumu işaret ediyor.
Diğeri bir başkasını…
Vatandaş ise cevaplar arasında dolaşıyor.
Oysa devlet dediğimiz mekanizma, kurumların birbirine adres göstermesi değil; koordinasyon içinde sonuç üretmesidir.
Bir gecede birçok konuda hızlı karar alabilen, denetim yapabilen ve yaptırım uygulayabilen devletin; açık şekilde görülebilen korsan ilanlar konusunda aylarca sonuç üretememesi, vatandaşın zihninde doğal olarak soru işaretleri oluşturuyor.
Çünkü mesele ceza kesildiğinin açıklanması değil, kesilen cezanın sahadaki etkisinin görülmesidir.
Mesele duyuru yapmak değil, uygulamanın sonuç vermesidir.
Vatandaş basın açıklamalarını değil, sahadaki değişimi görmek istiyor.
Devlette devamlılık ve bütünlük elbette esastır.
Ama devamlılık kadar koordinasyon, koordinasyon kadar da sonuç önemlidir.
Bu nedenle Ticaret Bakanlığına ve ilgili kurumlara çağrımız nettir:
Madem EİDS sistemi hayata geçirilmiştir, madem milyonlarca liralık cezalar kesildiği açıklanmaktadır; o hâlde vatandaşın yaptığı başvurular da sonuçlandırılmalı, korsan faaliyet gösteren kişi ve hesaplar hakkında gerekli işlemler yapılmalı ve sonuçlar şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Çünkü güven, yapılan açıklamalarla değil, uygulamanın sahadaki karşılığıyla oluşur.
Vatandaş, hangi kurumun yetkili olduğunu değil; devletin ortak iradesinin hangi sonucu ürettiğini görmek ister.
Devletin gücü açıklamalarında değil, kuralların herkes için eşit uygulanmasında ortaya çıkar.
Beklentimiz nettir:
Sözün değil sonucun konuştuğu, yetkinin değil sorumluluğun öne çıktığı, açıklamaların değil uygulamanın güven verdiği bir denetim anlayışı…
Çünkü vatandaş için önemli olan, kurumlar arasında dolaşmak değil; adaletin, düzenin ve hukukun sahada karşılık bulduğunu görebilmektir.
Selam ve saygıyla…
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap