SON DAKİKA
--:--:--
E. Emniyet M. Yasar Durmaz

KİR HER ZAMAN BAŞKALARINDA DEĞİLDİR!

Bağlantı kopyalandı!

Arınma Üzerine Notlar…

Son günlerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmalarında dikkat çeken bir kavram var: arınmak.

Neredeyse her açıklamasında bu kelimeye özel bir vurgu yapıyor.

Siyasette kullanılan kavramlar çoğu zaman tesadüfi değildir. Hele ki bir kavram sürekli tekrar ediliyorsa, üzerinde düşünmek gerekir.

Türk Dil Kurumu’na göre arınmak; maddi ya da manevi her türlü kirden, kusurdan, kötülükten ve yabancı unsurdan temizlenerek saf, berrak ve katışıksız bir hâle gelmek anlamına gelir.

Oldukça kapsamlı ve düşündürücü bir tanım.

Peki, bugün Türkiye’nin gerçekten arınmaya ihtiyacı var mı?

Bana göre bu sorunun cevabı oldukça net: Evet.

Hem de yalnızca siyasetin değil, toplumun bütün kesimlerinin arınmaya ihtiyacı var.

Siyaset; kutuplaştırıcı dilden, hakaretten, ötekileştirmeden ve güç uğruna her şeyi meşru gören anlayıştan uzaklaşmalı.

Devlet kurumları; liyakatsizlikten, kayırmacılıktan ve vatandaşın güvenini zedeleyen uygulamalardan temizlenmeli.

Yerel yönetimler; şeffaflıktan uzak uygulamalardan ve hesap vermekten kaçınan anlayıştan kurtulmalı.

Medya; tarafgirlikten, manipülasyondan ve gerçeği eğip bükme alışkanlığından arınmalı.

Sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri ise kişisel hesaplardan, küçük iktidar mücadelelerinden ve koltuk sevdasından sıyrılmalı.

Ancak meselenin en zor kısmı burada başlıyor.

Çünkü belki de en fazla arınması gereken kesim toplumun kendisidir.

Hak etmediğimiz ayrıcalıkları talep ettiğimizde, torpil peşinde koştuğumuzda, kuralları kendi çıkarımıza göre esnetmeye çalıştığımızda ya da yanlış olduğunu bildiğimiz şeylere sessiz kaldığımızda, eleştirdiğimiz düzenin bir parçası hâline geliriz.

Yolsuzluğu kınayıp fırsatını bulduğumuzda aynı yönteme başvuruyorsak…

Adaleti savunup işimize gelmediğinde susuyorsak…

Dürüstlükten söz edip menfaat karşısında ilkelerimizden vazgeçiyorsak…

O zaman sorun yalnızca siyasetçilerde ve yönetenlerde değildir. Sorun aynı zamanda bireyseldir.

Bireysel ve toplumsal arınma, önce aynaya bakabilme cesaretidir.

Çünkü “kir” her zaman başkalarında değildir.

Bugün ekonomik sıkıntılardan siyasi gerilimlere, kurumlara duyulan güvensizlikten toplumsal kutuplaşmaya kadar birçok sorunun temelinde aşınan güven duygusu yatıyor.

O güveni yeniden inşa etmenin yolu ise elbette arınmadan geçiyor.

Belki de bu nedenle son günlerde sıkça duyduğumuz bu kavram üzerinde biraz daha fazla düşünmek gerekiyor.

Çünkü arınmak; aynı zamanda bir yüzleşme olmalıdır.

Arınmak sadece başkalarını işaret etmek değil, önce kendine dönmektir. Hesap sormak kadar hesap vermeyi de bilmeyi gerektirir.

Unutmayalım: Arınma, başkalarını suçlamakla değil; önce kendimize dönüp dürüstçe “Ben ne kadar temizim?” diyebilmekle başlar.

Selam ve saygıyla…

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz ESNAF ODALARINI GEREĞİNDEN FAZLA MI ÖNEMSİYORUZ?
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz İNSAN EN ÇOK İKİ YERDE ARANIRMIŞ!
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Taş Yerini Bulunca..
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz AH NERDE O ESKİ BAYRAMLAR
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz TOPRAĞA DÜŞEN İNSAN GERİ GELMİYOR!
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Halkla İlişkiler mi, Yoksa “Hakça” İlişkiler mi?
Yazarlarımız
Güncel Türkiye ve Dünya'dan Gelişmeler
International Hayat Haber

Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,

Copyright © 2020 - 2026 Tüm hakları İnternationalhayathaber.com saklıdır.
Translate »