Geçtiğimiz günlerde bir esnaf arkadaşımla sohbet ediyorduk. Konu dönüp dolaşıp yine esnaf odalarına geldi.
Bir ara bana dönüp “Abi, sen bu oda işlerini çok ciddiye alıyorsun. Kanunen üye olmak zorunda olmasak, vallahi de billahi de odaya üye olmayız. Aidat da vermeyiz. Çünkü odaların bizim için bir anlamı ve bize bir faydası yok.”dedi.
İlk başta itiraz edecek gibi oldum. Sonra durup düşündüm.
Acaba haklı olabilir miydi?
Yaklaşık on yıldır ben de Emlakçılar Esnaf Odasına düzenli aidat ödeyen bir esnafım. Her yıl yasa gereği bağlı bulunduğumuz odaya aidat ödüyoruz.
Peki karşılığında ne alıyoruz?
Tarifeler hazırlanıyor, aidatlar toplanıyor. Arada bir Belediyelerin ve emlak ilan portallarının sponsorluğunda kahvaltılı veya yemekli toplantılar yapılıyor. Yılda birkaç eğitim düzenleniyor. Her ay (Tüfe)enflasyon oranları paylaşılıyor.
Bunlar elbette yapılması gereken rutin işlerdir.
Ama esnafın işini büyüten, gelirini artıran, yeni pazarlara açılmasını sağlayan, değişen dünyaya hazırlayan ne gibi çalışmalar yapılıyor?
İşte asıl soru burada başlıyor.
Bugün dünyanın her yerinde ticaret dijitalleşiyor. E-ticaret büyüyor. Sosyal medya pazarlamanın ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Yapay zekâ iş dünyasını yeniden şekillendiriyor.
Peki esnaf teşkilatları bu dönüşümün neresinde?
Kaç esnafa e-ticaret eğitimi verildi?
Kaç üyeye dijital pazarlama desteği sağlandı?
Kaç küçük işletmenin internet üzerinden satış yapabilmesi için proje geliştirildi?
Kaç esnafın rekabet gücünü artıracak somut çalışma yapıldı?
Bu sorular sadece emlakçılar için değil; bakkalından berberine, demircisinden marangozuna kadar tüm meslek grupları için geçerlidir.
Son günlerde Kocaeli Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği seçimleriyle ilgili çeşitli tartışmalar yaşanıyor, seçim süreçleri tartışılıyor, hatta kayyum ihtimali bile gündeme getiriliyor.
Bu konuların doğruluğunu veya yanlışlığını elbette ilgili merciler ortaya çıkaracaktır.
Ancak ben başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.
Esnafın gerçek gündemi seçimler değil, geçimdir.
Esnafın gerçek ihtiyacı sloganlar değil, çözümlerdir.
Esnafın gerçek beklentisi ziyaret edilmek değil, desteklenmektir.
Ne yazık ki birçok oda ve birlik, seçim dönemlerinde son derece hareketli bir görüntü verirken, seçimler geçtikten sonra aynı performansı göstermekte zorlanıyor.
Belki de arkadaşımın dediği gibi biz bu işleri gereğinden fazla önemsiyoruz.
Çünkü üyelik zorunlu.
Aidat zorunlu.
Fakat hizmet konusunda aynı zorunluluğu görmek her zaman mümkün olmuyor.
Yanlış anlaşılmasın…
Bu satırları odalar kapatılsın diye yazmıyorum.
Tam tersine, odaların ve birliklerin daha güçlü, daha etkin ve daha faydalı kurumlar haline gelmesini istediğim için yazıyorum.
Çünkü esnafın aidat verdiği kurumlar sadece seçim zamanlarında değil, yılın her günü esnafın yanında olmalıdır.
Ben yine gördüğüm yanlışları yazmaya, eksikleri ve önerilerimi dile getirmeye devam edeceğim.
Ama artık şu soruyu daha yüksek bir sesle sorulması gerektiğine inanıyorum:
Esnaf odaları ve Esnaf birlikleri, üyelerinden topladıkları aidatların karşılığında esnafa gerçekten ne kazandırıyor?
Sanırım cevabı en çok merak edilen soru budur…
Selam ve saygıyla..
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap