
Yeni Şafak gazetesinde bugün yayımlanan “Yargıda Yeniden FETÖ Sancısı” başlıklı haber, Türkiye’de yıllardır konuşulan ancak bir türlü net cevap bulunamayan bir soruyu yeniden gündeme taşıdı.
FETÖ gerçekten tasfiye edildi mi?
15 Temmuz darbe girişiminin ardından binlerce hâkim ve savcı görevden ihraç edildi. Devletin birçok kurumunda geniş çaplı operasyonlar gerçekleştirildi. Devlet, FETÖ’yü tasfiye ediyordu.
Ancak bugün gelinen noktada, aynı gazeteler, aynı çevreler ve bazı devlet yetkilileri yeniden “yargıda FETÖ tehlikesi”nden söz etmeye başladı.
Eğer bu iddialar doğruysa, üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken önemli bir meseleyle karşı karşıyayız.
Madem örgütle iltisaklı oldukları ileri sürülen kişiler yeniden göreve dönebildi, o hâlde geçmişte yapılan tasfiyelerin hukuki ve idari ölçütleri neydi?
Madem bazı isimlerin HTS kayıtları, tanık beyanları veya başka delillerle örgüt bağlantılarının bulunduğu iddia ediliyor, o hâlde bu kişiler nasıl oldu da yargı kararlarıyla görevlerine iade edilebildi?
FETÖ meselesini yalnızca bir güvenlik sorunu olarak görmek de eksik bir değerlendirme olur.
FETÖ’nün yıllarca devlet içinde güç kazanabilmesinin nedeni sadece örgütün kabiliyeti değildi.
Onun büyümesine imkân sağlayan siyasal, bürokratik ve toplumsal ortam da bu sürecin bir parçasıydı.
Dün alkışlananların bugün hain ilan edilmesi, dün referans gösterilenlerin bugün düşman olarak görülmesi, aslında sistemin kendi zaaflarını da ortaya koymaktadır.
Bu nedenle mesele sadece birkaç hâkim veya savcının göreve dönmesi değildir.
Asıl mesele, devlet kurumlarının liyakat esasına göre mi, yoksa aidiyet ve salt sadakat esasına göre mi şekillendiğidir.
Eğer kurumlar kişiler üzerinden çalışıyorsa, FETÖ gider; başka bir yapı gelir.
Sorun isimlerde değil, sistemdedir.
FETÖ ile mücadele elbette çok önemlidir. Devlet bu ve benzeri yapılanmalarla kararlı ve kesintisiz şekilde mücadele etmek zorundadır.
Ancak iktidara yakın bir gazete tarafından yeniden FETÖ’nün devlet içinde hareketlendiği iddiaları gündeme getiriliyorsa, kamuoyunun aklına haliyle şu sorular gelmektedir.
FETÖ ile gerçekten hesaplaşıldı mı?
FETÖ terör örgütü gerçekten tasfiye edildi mi?
Selam ve saygıyla…
Sitemizdeki köşe yazılarında ileri sürülen fikirler yazarların kişisel görüşleri olup, sitemizin resmi görüşünü temsil etmez; hukuki sorumluluk yazara aittir.
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap