SON DAKİKA
--:--:--
E. Emniyet M. Yasar Durmaz

Esnaf Teşkilatlarında Değişmeyen Düzen

Bağlantı kopyalandı!

Esnaf Teşkilatlarında Değişmeyen Düzen ve Alışılmış Sonuçlar…

2026 yılı, esnaf ve sanatkârlar meslek teşkilatları için bir seçim yılı…

Ocak ayından itibaren başlayan süreçte önce odaların seçimleri tamamlandı, şimdi birlik seçimleri yapılıyor.

Sırada federasyonlar ve en sonda, yıllardır değişmeyen o çatı yapı: Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu seçimleri var.

Ama açık konuşalım:

Oda ve birlik seçimlerinde değişim konuşuldu, değişim beklendi… Fakat değişim, çoğu ilde pek gerçekleşmedi.

Salonlarda bir rüzgâr esti, doğru.
Fısıltı hâlinde dolaşan bir rahatsızlık, bir “artık yeter” duygusu hissedildi.

Ama o rüzgâr, birçok ilde yılların statükocu anlayışına, katılaşmış kast düzenine ve yerleşmiş oligarşik yapıya çarpıp dağıldı.

Kocaeli’de ve İstanbul’da birçok oda seçimini izledim. Salonların nabzını tuttum, olup biteni yerinde anlamaya çalıştım.

Hatta kendi odamın seçiminde kürsüye çıkıp sordum: Toplanan aidatlar nerelerde harcanıyor? Esnaftan alınan fazla ücretler neden alınıyor? Sponsorluklardan gelen paralar nereden geliyor ve nereye harcanıyor?

Ama bu sorular cevap bulamadı.
Üstelik yuhalandık…

Demek ki soruyu doğru yerden sormuşuz.

Çünkü bu salonlarda bir gelenek var:
Soru sorulmaz…
Sorulursa sevilmez…
Sevilmeyen de susturulur.

Müzakere mi? Yok.
Eleştiri mi? Aman ha!
Hesap sormak mı? O da yok.

“Kabul edenler, etmeyenler… Elleri havada görelim…”

Oldu da bitti maşallah…

E, ne de olsa Stockholm sendromu meselesi…

Çünkü o salonlarda gerçek anlamda bir müzakere kültürü yok.
Eleştiri yok.
Hesap sorma yok.

Gündem okunuyor…
Eller kalkıyor…
Ve sonuçlar, olması gerektiği gibi değil, alışıldığı gibi çıkıyor.

Başkanların maaşları, huzur hakları, bütçeler anlatılıyor…
Ama üyelerin büyük çoğunluğu ya dinlemiyor ya da dinlemek istemiyor.

İşte mesele tam da burada derinleşiyor:

İlgisizlik.

Çünkü bu düzen sadece yönetenlerle ayakta kalmıyor, razı olanlarla devam ediyor.

Takım tutar gibi başkan tutuluyor.
“En büyük başkan bizim başkan!” nidaları salonlarda yankılanıyor.

Davul var,
Zurna var…
Şeffaflık yok.
Hesap veren yok.
Hizmet yok.
Aidatı veren biziz.
Maaşı alan onlar.

Ve biz hâlâ konuşuyoruz.
Tartışıyoruz.
Eleştiriyoruz.

Ama sonuç değişmiyorsa, “Her toplum layık olduğu veçhile yönetilir” sözü akıllara geliyor.

Artık şu gerçeği görmek zorundayız:

Bu yapıların sorunu sadece yöneticiler ve başkanlar değildir.

Bu yapıların asıl sorunu; sorgulamayan, hesap sormayan ve kolayca razı olan bir anlayıştır.

Son söz: Bir toplum nasılsa, onu idare edenler de onun gibidir.

Selam ve saygıyla..

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz HERKES KENDİNİ BİR ŞEY ZANNEDİNCE…
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN?
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Devlette Devamlılık ve Koordinasyon Üzerine Bir Değerlendirme
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Bir Yılın Hikâyesi: Şehirden Köye Uzanan Yol..
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Kocaeli Siyasetinde MHP Üzerine Sorular ve Gözlemler…
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Kaybedince Anlaşılan Değerler!
Yazarlarımız
Güncel Türkiye ve Dünya'dan Gelişmeler
International Hayat Haber

Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,

Copyright © 2020 - 2026 Tüm hakları İnternationalhayathaber.com saklıdır.
Translate »