İnsan, hayatın gündelik akışı içinde birçok kişi tanır.
Kimiyle aynı sofraya oturur, kimiyle aynı yolda yürür, kimiyle aynı hayali paylaşır.
Her şey yolundayken herkes yakın görünür.
Gülüşler çoğalır, dostluk sözleri havada uçuşur.
Ama hayat bazen insanı ansızın sınar.
İnsan dara düştüğünde…
Hastalandığında…
İşini kaybettiğinde…
İftiraya uğradığında…
Yalnız kaldığında…
İşte o zaman kalabalıklar yavaş yavaş dağılır.
Bir bakarsınız; dün omzunuza dostça dokunanların çoğu ortada yoktur.
Kimi meşguldür…
Kimi sessizdir…
Kimi de sizi tanımıyormuş gibi davranır.
Çünkü bazı insanlar iyi gün dostudur.
Güneş açınca gelirler, fırtına kopunca kaybolurlar.
Oysa gerçek dostluk; menfaatin değil, vefanın adıdır.
Gerçek dost, sizin sustuğunuz yerde derdinizi anlayandır.
Ağladığınız gün kapınızı çalandır.
Kimsenin olmadığı anda “Ben buradayım” diyebilen insandır.
Önemli olan; insanların en zor zamanlarında yanlarında olabilmektir.
Bugün modern hayatın en büyük sorunlarından biri de budur.
İnsanların arkadaş listeleri kabarık; ama gece yarısı derdini açıp anlatabileceği insan sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.
Çünkü dostluk artık çoğu zaman bir çıkar ilişkisine dönüşmüş durumda.
İş varsa dostluk var.
Makam varsa yakınlık var.
Menfaat bitince samimiyet de bitiyor.
Atalarımızın “Dost kara günde belli olur” sözü boşuna söylenmemiştir.
Bu söz, sadece bir atasözü değil; insanı tanımanın en kestirme yoludur.
Zor günler aynı zamanda bir eleme zamanıdır.
Kim gerçekten yanınızda,
Kim sadece gölgenizde durmuş…
İşte o zaman anlarsınız.
Belki insanı üzer…
Belki hayal kırıklığı yaşatır…
Ama çok önemli bir gerçeği öğretir:
Kalabalıklar değil,
Vefalı insanlar değerlidir.
Selam ve saygıyla…
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap