Bir hafta boyunca Türk Polis Teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümünü ve 10 Nisan Polis Haftası’nı coşkuyla kutladık.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da; şehitlikler ziyaret edildi, dualar edildi, mevlitler okundu, çelenkler sunuldu, anma törenleri gerçekleştirildi.
Yine “Polisimizin yanındayız”, “Özlük hakları iyileştirilecek”, “Çalışmalar sürüyor” cümleleri bolca tekrar edildi.
Her 10 Nisan’da aynı cümleler kuruluyor, aynı temenniler dile getiriliyor; fakat polislerin yıllardır biriken sorunları hâlâ çözüm bekliyor.
Evet, bir 10 Nisanı daha geride bıraktık.
Toplumun güvenliği için gece gündüz görev yapan polisler; ağır mesai yükü, belirsiz çalışma düzeni ve ekonomik baskılar altında görev yapmaya devam ediyor.
Ve her 10 Nisan’da aynı beklentiler yeniden gündeme geliyor.
Bu yıl dikkat çeken değerlendirmelerden biri de gazeteci Uğur Dündar’dan geldi.
Hafta içinde sosyal medya paylaşımında, bir polis çocuğu olduğunu hatırlatan Dündar; polislerle yaptığı görüşmelerde yıllardır değişmeyen sorunları ve çözüm bekleyen talepleri doğrudan kendilerinden dinlediğini ifade etti.
Dündar’ın aktardığı başlıklar aslında meselenin özünü açık biçimde ortaya koyuyor.
12-36 çalışma sisteminin idari takdirle değil, kanunla net biçimde düzenlenmesi…
Spor müsabakaları, mitingler, konserler ve benzeri toplumsal etkinliklerde görev yapan polislere ayrıca ücret ödenmesi…
Aylık 160 saati aşan çalışmalar için fazla mesai ücretinin zorunlu hale getirilmesi…
Mevcut yaklaşık 6.800 TL civarındaki fazla çalışma ücretinin, ekonomik koşullara uygun şekilde 30.000 TL seviyesine çıkarılması…
Ve en önemlisi; tüm bu başlıkları kapsayan, polislerin özlük haklarını bütüncül biçimde ele alan kalıcı bir Polis Meslek Kanunu düzenlemesi…
Uğur Dündar, kendi ifadesiyle, Başkomiser olan babasından bu yana çalışma koşullarında köklü bir değişim yaşanmadığını vurgulayarak, bu kez yapılan çağrıların yalnızca bir 10 Nisan temennisi olarak kalmaması gerektiğini, somut ve kalıcı adımlara dönüşmesi gerektiğini ifade etti.
Doğru söze ne hacet…
Biz de aynı temenniyi paylaşıyoruz.
Yıllardır dile getirilen, her 10 Nisan’da tekrar edilen ama çoğu zaman ertesi yıla devredilen bu sorunların artık gerçek anlamda çözüme kavuşmasını umut ediyoruz.
Eski bir emekli polis olarak; sadece törenlerde değil, hayatın her alanında verilen emeğin karşılığının daha adil biçimde teslim edildiği bir düzeni görmek en büyük dileğimizdir.
İnşallah bir sonraki 10 Nisan’da, yani 182. kuruluş yıl dönümünde, aynı temennileri yeniden tekrar etmek zorunda kalmayız.
Selam ve saygıyla…
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap