SON DAKİKA
--:--:--
Nurhayat Volkan

Vatan Toprağında Yabancı Postalı: Kimin Planı, Kimin Güvenliği?

Bağlantı kopyalandı!

Türk Askeri Yetmiyor mu ki Masaya Ortak Arıyoruz?

​Vatan toprağı söz konusu olduğunda bu milletin feraseti de, duruşu da bellidir: “Kendi göbeğimizi kendimiz keseriz.” Son dönemde Adana’da kurulan yeni NATO karargâhı, Temmuz’da Ankara’da yapılacak zirve ve bitmek bilmeyen askeri hareketlilik haberleri gündemi meşgul ediyor. “Stratejik ortaklık” diyorlar, “kolektif savunma” diyorlar… Ancak biz, halkın nabzını tutanlar ve hakikati arayanlar olarak sormak zorundayız: Dünyanın en disiplinli, en güçlü ordularından birine sahip olan bu devlete, Türk askeri yetmiyor mu?

​Bizim Mehmetçiğimiz, dünyanın en zorlu coğrafyalarında tek başına destan yazarken; Gabar’da, sınır ötesinde, mavi vatanda kuş uçurtmazken; “koordinasyon” adı altında yabancı bir komuta merkezine neden ihtiyaç duyuluyor? Bu masada bizim sözümüzün üstüne söz söylenecek mi, yoksa kararlar yine bir yerlerin çıkarlarına göre mi şekillenecek?

​Şimdi idarecilere, milletin o dobra mantığıyla sorma vaktidir:

  1. Samimiyet Nerede? Terörle mücadelemizde bizi yalnız bırakan, sınırımızda terör koridoru kurulurken seyirci kalan “müttefikler”, bugün hangi hakla “güvenlik” için toprağımıza geliyor? Bu yerleşke Türkiye’nin bekası için mi, yoksa onların bölgesel oyunlarını bizim üzerimizden yürütmesi için mi?
  2. Bağımsızlık Hassasiyeti: Bu millet, vatan toprağında yabancı bir askeri unsurun gölgesini bile kabul etmekte zorlanır. “Birlik ve beraberlik içinde olan başarılı olur” diyoruz ya; peki bu dış ortaklıklar bizim kendi karar alma irademize, kendi öz gücümüze gölge düşürmeyecek mi?
  3. Somut Kazanç Ne? Ankara’da yapılacak zirveler, kurulan karargâhlar sadece bir “prestij” meselesi mi? Sınırımızdaki ateş çemberini söndürecek, milletin cebine veya güvenliğine dokunacak gerçek bir fayda görecek miyiz?

​Şunu kimse unutmasın; Türk askeri her şeye muktedirdir. Eğer bu yapılanlar sadece diplomatik bir vitrin süslemesiyse, bu milletin feraseti bunu er ya da geç görür. Bizim için aslolan, kendi birliğimiz ve kendi silahımızdır.

​Dost görünenlerin planlarına karşı uyanık olmak, “hak hak” diye bağıranların samimiyetini sorgulamak bizim boynumuzun borcudur. Çünkü biz biliyoruz ki; kendi gücüne güvenmeyen, başkasının gölgesinde ancak piyon olur.

​Halk soruyor, biz yazıyoruz. Cevabı verecek olanlar ise bellidir.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları
Nurhayat Volkan
Nurhayat Volkan İstihbaratın Gücü Mirket Refleksi
Nurhayat Volkan
Nurhayat Volkan Zamanın Ötesinde Bir Kadın Olmak
Nurhayat Volkan
Nurhayat Volkan Şeytan Sizi Fakirlikle Korkutur
Nurhayat Volkan
Nurhayat Volkan Allah Var Keder Yok!
Nurhayat Volkan
Nurhayat Volkan Frekansı Yüksek Olanlara Aşı Etki Etmedi mi?
Nurhayat Volkan
Nurhayat Volkan Devlet Zamanında Konuşur, Zamansız Konuşmaz!
Yazarlarımız
Güncel Türkiye ve Dünya'dan Gelişmeler
International Hayat Haber

Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,

Copyright © 2020 - 2025 Tüm hakları İnternationalhayathaber.com saklıdır.
Translate »