SON DAKİKA
--:--:--
Ersin İnsan

24 Mayıs… Bir Milat mı, Bir Kırılma mı?

Bağlantı kopyalandı!

Öğle saatlerinde televizyonun başına geçtim…

Ekranlarda sıradan bir siyasi tartışma değil, giderek sertleşen bir Türkiye fotoğrafı vardı.

CHP Genel Merkezi’ne yürüyen polisler…
Biber gazı…
Coplar…
Direnen partililer…

Ve sonunda kendisine uzatılan tebligatı kameraların önünde yırtıp atan Özgür Özel…

Ardından yağmura, doluya rağmen geri adım atmayan kalabalık…
Kurulan barikatları aşan insanlar…
TOMA’nın üstüne çıkıp hedef olarak Güvenpark’ı gösteren yine Özel…
Ve Güvenpark’ta verilen o sert mesajlar…

“AKP, CHP’yi ikinci kez darbeyle kapatıyor” sözleri…
“Sokakta ve sahada mücadele sürecek” vurgusu…

Türkiye uzun zamandır böylesine sert görüntüleri aynı gün içinde yaşamıyordu.

Bir tarafta bunlar yaşanırken, diğer tarafta ise mahkeme kararıyla yeniden partinin başına taşınan Kemal Kılıçdaroğlu vardı…

Açık söyleyeyim…

Ben, Kılıçdaroğlu’nun seçim gecesi yaşanan süreçte; Özel-İmamoğlu hattının gece yarısı hamlesiyle “değişim” adı altında tasfiye edilmesini hiçbir zaman doğru bulmadım.

Bunu biraz aceleci, biraz da siyasetin kendi ahlakı açısından tartışmalı bir yöntem olarak gördüm.

Hatta “evladın babasını satması” benzetmesini yapanlara da bütünüyle haksız diyemedim.

Ama bugün gelinen noktada mesele artık kişisel kırgınlık, koltuk kavgası ya da rövanş duygusunun çok ötesine geçmiş durumda.

Çünkü “mutlak butlan” kararını kabul etmek, sadece bir iç hesaplaşma değil; siyasetin kurduğu bütün zemini rakibin sahasına taşımaktır.

İnsan gerçekten anlamakta zorlanıyor…

13 seçim kaybedilmiş bir siyasi yolculuğun ardından, rakibin kurduğu masaya oturmak nasıl izah edilir?

Bu nasıl bir hırs?
Bu nasıl bir siyaset okuma hatasıdır?

Çünkü bugün ortaya çıkan tablo, sadece CHP içindeki bir kavga olarak okunamaz.

Eğer muhalefet bu görüntüleri doğru okur, sahayı boş bırakmaz ve vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıyla bu süreci birleştirebilirse; bugün yaşananları kendi lehine çevirebilir.

Sokakta insanlar artık sadece siyasi tartışmaları değil, kendi hayatlarını konuşuyor.

Pazarı…
Kirayı…
Elektrik faturasını…
Çocuğunun geleceğini…

Vatandaş, geçim derdi altında ezilirken yaşanan bu sert müdahaleleri, bu siyasi mühendislik görüntülerini kolay kolay unutmaz.

Sokağın hafızası bazen Meclis’tekilerin hafızasından daha güçlüdür.

Bugün gaz yiyen gençleri, TOMA önünde yürüyen kalabalıkları, parti binalarına dayanan polisi izleyen milyonlar; yarın sandığa giderken sadece liderleri değil, yaşadığı duyguyu da hatırlar.

Ama bunun bir şartı var…

Muhalefet kendi içinde kavga etmeyi bırakıp yeniden vatandaşın derdine dönebilirse…

Aksi halde CHP kendi içinde didişirken, Recep Tayyip Erdoğan ve AKP yine ellerini ovuşturur.

Ve her zaman olduğu gibi bedeli vatandaş öder…

Hayat pahalılığı biraz daha artar…
Geçim biraz daha zorlaşır…
Orta direk biraz daha çöker…

Televizyon ekranlarında liderler değişir belki…
Ama mutfaktaki yangın aynı kalır.

24 Mayıs önemli bir tarih mi?

Belki evet…

Ama asıl soru şu:

Bu tarih, muhalefetin yeniden ayağa kalktığı gün mü olacak…
Yoksa kendi içinde parçalanıp dağıldığı bir milat mı?

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları
Ersin İnsan
Ersin İnsan Unutulanlar.. Akrep Oldu!
Ersin İnsan
Ersin İnsan Akça Koca Bey’e Vefa Nerede..?
Ersin İnsan
Ersin İnsan 1 MAYIS VE ROZETİN AĞIRLIĞI
Ersin İnsan
Ersin İnsan 1 Mayıs.. Hafızanın ve Emeğin Gölgesinde!
Yazarlarımız
Güncel Türkiye ve Dünya'dan Gelişmeler
International Hayat Haber

Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,

Copyright © 2020 - 2026 Tüm hakları İnternationalhayathaber.com saklıdır.
Translate »