
Kıymetli okuyucularım;
Hayat, insana bazen kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlar yaşatır. İşte ben de o anlardan birinin arafesindeyim.
Uzun zamandır bu köşede düşüncelerimi, yaşadıklarımı ve hayata dair gözlemlerimi gün aşırı sizlerle paylaşıyorum.
Kimi zaman sevincimizi, kimi zaman hüznümüzü, kimi zaman da memleket meselelerini konuştuk.
Bugün ise sizlerle bambaşka bir heyecanı paylaşmak istiyorum.
Allah nasip ederse, 29 Temmuz–2 Ağustos tarihleri arasında gözümüzün nuru, küçük kızım Büşra’yı gelin edeceğiz.
Bir baba için bunun ne ifade ettiğini ancak yaşayan bilir.
Daha dün gibi…
İlk adımlarını atan, elimi sımsıkı tutan o küçük kız çocuğu, bugün kendi yuvasına doğru yürümeye hazırlanıyor. İnsan hem tarifsiz bir mutluluk duyuyor hem de yüreğinin bir köşesinde ince bir sızı hissediyor.
Çünkü evlat büyür…
Kanatlanır…
Ve zamanı geldiğinde baba evinden uçar.
Anne ve babaya düşen ise, gözlerinde gururun, yüreğinde hüznün birbirine karıştığı o anı sessizce yaşamaktır.
Önümüzdeki günlerde düğün hazırlıkları, misafir telaşı ve bu güzel heyecan sebebiyle yazılarım eskisi kadar sık olmayabilir. Belki de haftada bir yazacağım.
Bu vesileyle bütün anne ve babalara da şunu söylemek isterim:
Evlat yetiştirmek, onları sevgiyle büyütmek, iyi bir insan olarak hayata hazırlamak ve günü geldiğinde dualarla kendi yuvalarına uğurlayabilmek, Rabbimizin anne ve babalara verdiği en büyük nimetlerden biridir.
Rabbim, evlat sahibi olan herkese bu güzel günleri sağlıkla, huzurla ve hayırla yaşamayı nasip etsin.

Kurulan bütün yuvaları sevgiyle, saygıyla, sadakatle ve bereketle daim eylesin.
Bu güzel telaşın ardından yine aynı samimiyetle, aynı gönül bağıyla ve aynı sıklıkta buluşmak dileğiyle…
Selam ve saygıyla…
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap