ANALİZ HABER / YORUM / Nurhayat Volkan
Emniyet teşkilatında rütbe ve kadro oranlarının yeniden şekillenmesini öngören yeni düzenleme Meclis Komisyonu’ndan geçti. Ana akım medya bu gelişmeyi “Müjde”, “Emniyet kadroları yeniden şekilleniyor” başlıklarıyla parlatarak sunsa da, düzenlemenin satır araları sahada gece gündüz ter döken polis memurlarının gerçek sorunlarına dokunmaktan çok uzak.
Sosyal medyada vatandaşların ve emekli emniyet mensuplarının bu habere verdiği tepkiler, kamuoyunun suni gündemlerle artık uyutulamadığını ve toplumun en dinamik kesimlerinin meseleye ne kadar analitik yaklaştığını bir kez daha gösterdi. Bir vatandaşın şu sözleri, aslında mülki amirlerin, bürokratların ve siyasetçilerin görmezden geldiği gerçeğin tam kalbidir:
“Yapılacağı söylenen bu değişiklik polisin hangi sorununu çözüyor? Polisin sorunları kestirme yoldan söüylüyorum: Polisi 657’den çıkarıp, kendine has bir yasaya kavuşturulmasıyla çözülür.”
Peki, bu “kestirme yol” neden aslında en kalıcı ve tek gerçek çözümdür? Teşkilatın oran oyunlarına değil, neden köklü bir zihniyet ve yasa devrimine ihtiyacı var? Derinlemesine inceleyelim.
Mevcut sistemde polis memurları, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi tutuluyor. Ancak haftada 40 saat çalışan, hafta sonu tatili, bayram izni garanti olan bir masa başı memuru ile; bayramı, seyranı, mesai kavramı olmayan, canı pahasına 12/24 veya 12/36 gibi ağır ve düzensiz vardiyalarla çalışan emniyet mensuplarını aynı kanun çatısı altında değerlendirmek en başta adalete aykırıdır.
Polis, devletin vitrini ve güvenliğin teminatıdır. Statüsünün alelade bir memuriyet olarak görülmesi, polisin hak arama zeminini yok ettiği gibi, mesleki yıpranmasını da hukuki olarak görünmez kılmaktadır.
Emniyet teşkilatının gerçek anlamda bir nefes alabilmesi ve liyakat esasına dayalı, modern bir yapıya kavuşabilmesi için acilen müstakil bir “Polislik Meslek Kanunu” çıkarılmalıdır. Bu kanun şu temel direkler üzerine inşa edilmelidir:
Medyada “Kadro oranları değişiyor” başlıklarıyla servis edilen düzenlemeler, sistemin dişlileri arasında sıkışmış ve ağır iş yükü altında ezilen polis memurunun evine döndüğündeki yorgunluğunu azaltmıyor, cebindeki ekonomik refahı artırmıyor, geleceğe dair güvenini tazeleyemiyor.
Algıları yöneterek günü kurtarma devri kapanmıştır. Emniyet teşkilatının ihtiyacı olan şey vitrin makyajı değil; polisin emeğini, canını ve mesleki onurunu devlet güvencesiyle taçlandıracak, 657’nin prangalarından kurtarılmış Müstakil bir Polis Meslek Kanunu’dur. Gerisi, sadece çarkın dönmesini sağlayan geçici pansumanlardan ibarettir.
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,