Tarihte ve Günümüzde Bütün Rejimlerde Rastlanan, Ancak Çoğu Zaman Dikkatten Kaçan Ortak Bir Özellik: Oligarşi
Bu Şaşırtıcı Özellik; Bütün Politik Rejimlerin, Kaçınılmaz Olarak Oligarşi Rejimine Dönüşmesi veya Bünyelerinde Oligarşi Özelliğinin Ortaya Çıkmasıdır.
Egemenlik, üç temel şekilde kullanılır:
Demokrasi ile ilgili temel prensiplerden biri, egemenliğin tamamen millette olmasıdır. Ancak uygulamada, egemenliği kullananların çoğu zaman kendi çıkarlarına göre hareket etmesi, egemenliğin kayıtsız ve şartsız millete ait olmasını engeller. Millî İrade‘ye uygun hareket edilmediği takdirde, egemenlik kaybolur ve yönetim giderek oligarşik bir hale gelir.
Oligarşi, halk kitlelerinin küçük bir azınlığın egemenliği ve denetimi altında tutulduğu bir yönetim şeklidir. Yani, birkaç kişinin veya bir grubun, halkı kendi çıkarlarına göre yönetmesi durumudur. Bu azınlık genellikle askeri, siyasi veya ekonomik olarak ülkenin önde gelenlerinden oluşur.
Oligarşi, sadece devlet yönetimine özgü değildir. Aynı yapı, örneğin bir siyasi parti içinde de görülebilir. Bir grup kişi, kendi çıkarları doğrultusunda partiye yön verebilir ve bu durumda parti içindeki karar alma gücü, tüm üyelerin değil, yalnızca birkaç kişinin elinde olur.
Bazı siyaset bilimcilerine göre, hangi yönetim şekli olursa olsun, her devletin yönetiminde mutlaka bir oligarşi bulunur. Hatta bazı görüşlere göre, tarih boyunca tek yönetim şekli oligarşik grupların yönetimi olmuştur. Oligarşik yapılar, belirli meslek gruplarından ya da toplumsal sınıflaşmanın olduğu düzenlerde belirli sınıf ve ailelerden oluşabilir.
Oligarşi, toplumda genellikle çoğunluğun siyasette etkin olamamasına, seçimlerin görünürde olsa da yine elit gruplar arasında gerçekleşmesine neden olur.
Prof. Dr. Cihan Dura / Kayseri
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,