
Dün, yaşadığım yer olan Kandıra’nın Baba Tepesi’nde, Akça Koca Türbesi’nde düzenlenen anma törenindeydim.
O tepeye çıktığınızda, şahane manzara eşliğinde sadece bir türbeyi ziyaret etmiş olmuyorsunuz. Aynı zamanda bir tarihin izine, bir fetih ruhunun başlangıcına da tanıklık ediyorsunuz. Çünkü Akça Koca Bey sıradan bir komutan değildi. Osman Gazi ve Orhan Gazi’nin en yakın silah arkadaşlarından biri, Osmanlı’nın Marmara’ya açılan kapısını zorlayan en önemli akıncı beylerinden biriydi.
Bugün Kocaeli diye bildiğimiz coğrafyanın Osmanlı toprağı olmasında onun adı vardır. Kandıra’da, İzmit’te, Sakarya hattında onun atının izi, onun mücadelesinin gölgesi vardır. Sadece savaşan değil; yerleşimi, düzeni ve Osmanlı’nın bölgede kök salmasını sağlayan öncü isimlerden biriydi.
Böylesine önemli bir tarihî şahsiyet adına düzenlenen törende elbette değerli isimler vardı.
Kandıra Belediyesi ile Kocaeli Manav Kültürü Dernekleri Federasyonu iş birliğiyle gerçekleştirilen programa;
Eski Sağlık Bakanı Kazım Dinç,
Kocaeli Vali Yardımcısı Mustafa Özkaynak,
Kandıra Kaymakamı Ömer Lütfi Yaran,
Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez
ve Federasyon Başkanı Şükrü Başaran katıldı.
Ancak törende dikkatimi çeken şey, katılanlardan çok katılmayanlar oldu.
Gözlerim önce Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ı aradı. Sonra Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ı…
Çünkü bu tören sadece bir köy etkinliği ya da sıradan bir anma değildi. Bu tören, Kocaeli’nin tarihî hafızasına sahip çıkma meselesiydi.
İnsan ister istemez düşünüyor:
Kocaeli’nin Osmanlı toprağı olmasına en büyük katkıyı veren isimlerden biri anılırken, kentin en üst yöneticilerinin başka hangi işi bundan daha önemli olabilir?
Aynı şekilde, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet neden yoktu?
Tarih ortak mirastır. Fetihler de o fetihlerin bıraktığı kültürel hafıza da sadece belli bir siyasi görüşün ya da kesimin tekelinde değildir. Akça Koca Bey’i anmak, aslında bu toprakların ortak geçmişine saygı göstermektir.
Daha da dikkat çekici olan ise; tarih, Osmanlı, ecdat ve milliyetçilik söylemlerini en yüksek sesle kullanan çevrelerin törende güçlü bir temsil göstermemesi oldu. Osmanlı’nın Marmara’da kökleşmesini sağlayan, cesareti ve stratejik başarılarıyla tarihe geçen bir “alp” için düzenlenen törende, MHP il yönetiminin üst düzey katılım sağlamaması da ayrıca düşündürücüydü.
Çünkü son yıllarda “ecdat” kelimesi çok sık kullanılıyor.
Ama mesele gerçekten ecdadı anmak olduğunda, bazen kürsüler doluyor ama meydanlar boş kalıyor.
Bir başka üzücü nokta ise yerel basının tavrıydı.
Bugün haber sitelerinde ve gazetelerde tören, “katılım yüksekti” cümleleriyle servis edildi. Evet, belki alanda insanlar vardı. Belki protokol sıraları boş değildi. Ama bazı eksikler vardır ki sayılar onları gizleyemez.
Çünkü mesele sadece kaç kişinin geldiği değildir.
Mesele, kimlerin gelmediğidir.
Hele ki söz konusu kişi Akça Koca gibi tarihî bir şahsiyetse…
Bu topraklarda yaşayıp da onun mücadelesinden söz etmeyen, adını anmayan, hatırasına sahip çıkmayan herkes aslında biraz eksik kalır.
Tarih sadece nutuklarla korunmaz.
Vefa, bazen bir türbenin başında görünmekle başlar.
Ve bazı törenlerde yokluk, en yüksek sesli konuşmadan bile daha fazla şey anlatır.
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap