Milli takım sahadaydı. Doğruları da vardı, yanlışları da…
Topa zaman zaman hükmetti, mücadeleden kaçmadı ama özellikle hücum bölgesinde üretmekte zorlandı. Ceza sahasına girmekte zorlandı. Gol pozisyonu bulmakta zorlandı. Ve işin sonunda da gol atamadı.
Yetmedi…
Kalesinde gördüğü iki golle sahadan mağlup ayrıldı.
Asıl maç ise bundan sonra başladı.
Vay sen misin kazanamayan…
Vay sen misin ilk maçta galip gelemeyen…
Bir anda herkes teknik direktör kesildi. Futbol uleması ekranlarda nöbet tuttu. Hocadan masöre kadar kim varsa eleştirilerin hedefi oldu.
Bazıları işi o kadar ileri götürdü ki adeta milli bir felaket yaşanmış gibi konuşmaya başladı.
Hatta “hesabını sorarız” ifadelerine kadar varan açıklamalar duyduk.
Oysa futbol nedir?
Futbol bir oyundur.
Bir eğlencedir.
Bir gösteridir.
Ve en önemlisi, turnuva futbolu uzun soluklu bir yolculuktur.
İlk virajda yaşanan bir kazayı yolun sonu ilan etmek ne kadar doğruysa, ilk maçın sonucundan hareketle bütün bir turnuvayı çöpe atmak da o kadar doğrudur.
Ne yazık ki bizde futbol çoğu zaman spor olmaktan çıkıp bir tür milli dava hâline geliyor. Maçlar savaş, rakipler düşman, futbolcular da cepheye sürülmüş askerler gibi görülüyor.
Oysa sahadaki mücadele bir spor müsabakasıdır; savaş değil.
Savaşa gider gibi maç seyretmek, sporu hayat memat meselesi hâline getirmek çağdaş bir spor kültürünün değil, tam tersine onun eksikliğinin göstergesidir.
Bu refleks aynı zamanda toplum olarak eleştiri kültürümüzü de ortaya koyuyor. Kazanınca göklere çıkarıyor, kaybedince yerin dibine sokuyoruz. Aradaki dengeyi kurmakta zorlanıyoruz.
Bir hatırlatmayı da turnuva öncesinde yayınlanan tanıtım filmi için yapmak gerekiyor.
Milli takım, bu ülkenin ortak değerlerinden biridir. Siyasi görüşü, partisi, ideolojisi ne olursa olsun 85 milyonun formasıdır.
Eğer o formayı bir siyasi partinin propagandasına indirgerseniz, farkında olmadan ona zarar verirsiniz.
Çünkü ay-yıldızlı forma bir partinin değil, milletin formasıdır.
İlk maç kaybedilmiş olabilir.
Ama turnuva bitmedi.
Belki de önce bunu hatırlamaya ihtiyacımız var.
Futbolda da hayatta da ilk düdükle hüküm verilmez.
Topun yuvarlak olduğunu herkes söyler de, nedense ilk mağlubiyette bunu ilk unutan da yine biz oluruz.
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap