Diplomasinin koridorlarından cephenin en uç noktasına kadar yankılanan tek bir ilke var: Stratejik Sabır. Kamuoyunda sıkça dile getirilen “Neden cevap verilmiyor?” soruları, Türk devlet geleneğinin kadim bir düsturuyla yanıt buluyor: Türk devleti zamanında konuşur, zamansız konuşmaz.
Devlet yönetimi, anlık duygularla değil, yüzyılların birikimi olan bir akılla hareket eder. Bugün sessiz kalınan her itham, görmezden gelinen her provokasyon aslında bir “not etme” sürecidir. Ankara’nın sessizliği, bir geri çekilme değil; aksine, en doğru anın, en etkili hamlenin ve en gür sesin hazırlığıdır.
Zamansız atılan her adım, sadece karşı tarafın oyununa hizmet eder. Türk dış politikasında ve güvenlik stratejilerinde son dönemde atılan kararlı adımlar gösteriyor ki; devletin saati, sokağın heyecanına göre değil, tarihin ve jeopolitiğin gerekliliklerine göre kuruludur.
Not: Türk devlet geleneğinde ‘devlet aklı’, gürültü patırtıyla değil, neticeyle ilgilenir. Bugün “sessiz” duranların, yarın “tek bir cümleyle” dengeleri nasıl değiştireceğini tüm dünya daha önce pek çok kez tecrübe etti.
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap