
Nurhayat Volkan, yalnızca bir gazeteci değil; vicdanı, merhameti ve kararlılığıyla bu mesleğe anlam katan güçlü bir sestir.
Onu farklı kılan, haberi sadece aktaran değil; hisseden ve hissettiren bir kaleme sahip olmasıdır.
Kurucusu olduğu International Hayat Haber ile yürüttüğü yayıncılık anlayışı, gazeteciliği kuru bir bilgi aktarımının ötesine taşır.
Onun için gazetecilik; görülmeyeni göstermek, duyulmayanı duyurmak ve en önemlisi insanı unutturmamaktır.
Bu yaklaşımın merkezinde ise güçlü bir “anne yüreği” vardır.
Bu yürek; şefkati kadar cesareti de içinde taşır. Haksızlığa karşı susmayan, görmezden gelinene sırtını dönmeyen bir duruş…
Polislerin çalışma koşulları, özlük hakları ve maruz kaldıkları ağır psikolojik yük… Onun kaleminde bunlar istatistik değil; her biri bir hayat, bir aile, çoğu zaman da sessiz bir çığlıktır.
Özellikle polis intiharları konusundaki ısrarı, onun gazeteciliğini vicdani bir sorumluluğa dönüştürür.
Çoğu zaman görmezden gelinen bu acı gerçeklere karşı susmaz; aksine, bu olayların arkasındaki sistemsel sorunlara dikkat çeker.
Onun dili sertleşmeden güçlü, duygusallaşmadan etkileyicidir.
Çünkü anlatmak istediği şey bir kurum değil, o kurumun içindeki insandır.
Almanya’dan sürdürdüğü gazetecilik faaliyetleri ona geniş bir perspektif kazandırsa da, memleket meselelerine olan duyarlılığını zayıflatmamıştır.
Dijital medya gücünü etkin kullanarak geliştirdiği yaklaşımlar, onun sadece bugünü değil, geleceği de okuyan bir medya anlayışına sahip olduğunu gösterir.
Bugün böylesi bir duyarlılığa sahip kalemlerin sayısı çok değil. Bu yüzden Nurhayat Volkan gibi isimler sadece birer gazeteci değil; aynı zamanda birer vicdan, birer hatırlatmadır.
İyi ki var…
İyi ki susmuyor…
İyi ki insanı unutturmayan bir kalem hâlâ yazıyor.
İyi ki tanımışım onu…
Selam ve saygıyla…
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap