Tıklanma gazeteciliği; haber sitelerinin reklam geliri elde etmek amacıyla, içerik kalitesinden ziyade sansasyonel başlıklar ve çoğu zaman yanıltıcı içeriklerle okuyucunun tıklamasını hedefleyen habercilik anlayışıdır.
Etik ilkeleri ihlal ederek haberi “tık tuzağına” dönüştüren bu yöntem, içerik ile başlık arasında bilinçli bir tutarsızlık yaratır.
Bugün Türkiye’de bazı haber sitelerinde amaç artık haber yapmak değil, tıklanma almaktır.
Bunun için kullanılan yöntemler ise bellidir: abartılı, sansasyonel ve çoğu zaman gerçeği eğip büken başlıklar…
“Şok… şok…!”
“Bayrağı çiğnediler!”
“Herkes bunu konuşuyor!”
“Görenler inanamadı!”
Okuyucu tıklıyor ama içerik çoğu zaman başlıkla örtüşmüyor.
Çünkü burada öncelik gerçekler değil, dikkat çekmektir; kamu yararı değil, reklam geliridir.
Google algoritması neyi öne çıkarıyorsa, yayıncılık düzeni de ona göre şekillenmektedir.
Böylece haberin değeri değil, tıklanma sayısı belirleyici hale gelmektedir.
Hal böyle olunca küçük olaylar büyütülüyor, sıradan gelişmeler sansasyonel birer haber gibi sunuluyor.
Yerel basında ise bu durum daha da görünür hale geliyor: Bir sokak olayı, bir kavga ya da sıradan bir açıklama, sanki şehrin dengesini değiştiren bir gelişmeymiş gibi servis ediliyor.
En tehlikelisi ise şudur: Gerçek giderek geri plana itiliyor.
Oysa gazeteciliğin tek bir görevi vardır: gerçeği olduğu gibi, yalın bir şekilde, eğip bükmeden, çarpıtmadan kamuoyuna aktarmaktır.
Son söz: Bolca tık almak için gerçeklerin eğilip büküldüğü bir düzende, ortada gazetecilik kalmaz.
Kalan şey; popülizm, dikkat çekme çabası ve şovmenliktir.
Kimse kusura bakmasın ama bu gazetecilik değildir.
Selam ve saygıyla.
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,