
Hayatın hızla aktığı, her şeyin birbirine benzediği ve “tüketim” çılgınlığının ruhumuzu kuşattığı bir çağda yaşıyoruz. Şehrin göbeğindeki devasa AVM’lerin o pırıltılı, spot ışıklarla aydınlatılmış fabrikasyon rafları arasından geçerken kaçımız durup düşünüyoruz? O parlak ambalajların arkasında ne kadar samimiyet var? Ya da daha önemlisi, o soğuk duvarların arasında insana dair ne kalmış?
Geçtiğimiz günlerde Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Hamzabeyli Köy Şöleni’ni izlerken, tam da bu sorular zihnimde döndü durdu.

Şölen alanı, sadece bir pazar yeri değil; adeta kadının üretim gücünün, direncinin ve estetiğinin sahnelendiği bir meydandı. El emeği göz nuru takılardan ahşap işlemeciliğine; fırından yeni çıkmış mis kokulu köy ekmeğinden el emeği salçalara, çıtır turşulardan taze peynir ve köy yumurtasına kadar her şey oradaydı. Ama orada asıl görünen neydi biliyor musunuz? Umut ve mücadele.
Bizler uzun zamandır alışveriş yapmayı, bir barkodu okutmaktan ibaret sanıyoruz. Oysa toprağına, emeğine ve kültürüne tutunan bir kadından o doğal köy ürünlerini satın almak, basit bir ticari alışveriş değildir. O el yapımı kavanoza uzanan el, doğrudan bir evin mutfağına dokunur. Bir çocuğun defterine, kalemine, geleceğine can suyu olur.
Bir kadının döktüğü her damla alın teri, sadece kendi ailesini geçindirmekle kalmaz; tüm topluma ekonomik özgürlük, özgüven ve sağlık olarak geri döner. Kadın üretirse toplum iyileşir, kadın güçlenirse yarınlar güzelleşir.
İşte bu yüzden, satın aldığınız her kavanozda, her el emeği ilmekte aslolan şey üründen ziyade, o kadının hayallerine ortak olmaktır. AVM’lerin o tek tipleştirilmiş, ruhsuz ve soğuk dünyasına teslim olmak yerine; alın terini parlatmaya çalışan üreten kadınları desteklemek, bu dönemde yapabileceğimiz en asil, en güzel toplumsal dayanışmadır.
Şimdi sorma vakti: Tercihimizi kimden yana kullanacağız? Fabrikalardan çıkan seri üretimlerden yana mı, yoksa nasırlı elleriyle mucizeler yaratan o güçlü kadınlardan yana mı?
Gelin, sofralarımıza ve evlerimize sadece doğallık katmakla kalmayalım; o kutsal emeğe omuz verelim. Alışverişlerimizde rotamızı kadınlarımıza çevirelim ve onların yarınlarına hep birlikte maddi ve manevi birer can suyu olalım. Çünkü biliyoruz ki, üreten kadının yanında durmak, geleceğin yanında durmaktır.


Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap