Ankara – 5 Kasım 2025 | Nurhayat Volkan
Son günlerde kamuoyuna yansıyan açıklamalar, Türkiye’de hem siyasi hem toplumsal düzlemde geniş tartışmalara neden oldu..
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Selahattin Demirtaş’ın olası tahliyesine ilişkin olarak “Tahliyesi hayırlara vesile olacaktır” ifadeleri, toplumun vicdanında farklı yankılar uyandırdı.
Türkiye, yıllardır terörle mücadele eden bir ülke. On binlerce insanın yaşamına mal olan bu süreç, vatandaşın hafızasında derin izler bıraktı.
Bu nedenle birçok kesim, “barış” kavramının sadece adaletle birlikte anlam kazanabileceğini savunuyor.
Şehit aileleri, gaziler ve vatandaşlar, “Barış, adaletin gölgesinde mümkündür” diyerek ortak bir ses yükseltiyor.
Uzmanlara göre, adalet sisteminin tarafsız ve güçlü işlemesi, toplumsal huzurun en önemli temeli.
Barış, sadece silahların susmasıyla değil; vicdanların rahatlamasıyla sağlanır.
Toplumun beklentisi, terör mağdurlarının haklarının korunması ve adaletin güven veren bir çizgide ilerlemesi yönünde.
Bazı çevreler, yapılan açıklamaların toplumsal barıştan ziyade farklı politik amaçlarla yorumlanabileceğini öne sürüyor. Ancak kamuoyunda baskın olan duygu net:
Türkiye’nin asıl ihtiyacı affetmek değil, adaletle yüzleşmek ve geleceğe güvenle yürümek.
Gerçek barış, suçlularla değil; adalet, hukuk ve vicdanla mümkündür.
Ve Türkiye, adaletin ışığında yürüdükçe hiçbir karanlık, milletin huzurunu bozamaz.
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,