Nietzsche, “Hayatta iki şey korkunçtur:Biri anlaşılmamak, diğeri yanlış anlaşılmak” der.
Çünkü insanı en çok yoran, çoğu zaman hayatın yükü değil; insanın insana temas edememesi, sözün karşıya geçmemesi, hissin görülmemesidir.
İnsan bazen her şeyi anlatamaz.
Kelimeler çoğu zaman kifayetsizdir.
Konuşursun…
Sesin yorulur.
Bazı cümlelerin boğazına düğümlenir.
Bazen sesini yırtarcasına bağırırsın; duysun, anlasın, görsün istersin.
Ama karşındaki kişi seni anlamak istemiyorsa, ne kadar konuşursan konuş…
Ne kadar izah edersen et…
Ne kadar samimi olursan ol…
Bir şey değişmez.
Çünkü duymak, duymaya niyet edenin işidir.
Bazen hiçbir şey söylemeden anlaşılmak isteriz.
Bir bakıştan okunmayı, bir sessizlikten anlaşılmayı, içimizdeki kırgınlığının fark edilmesini bekleriz.
Yani anlatmadan anlaşılmanın o tarifsiz tesellisine sığınmak isteriz.
Anlatmak vardır… Bir de anlatmadan anlaşılmak.
Ve çoğu zaman, insan en çok da ikincisinin hasretini çeker.
Bilmem anlatabildim mi?
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap