CUMHURİYETİN 102. YILINDA BİR HATIRLAMA DEĞİL, BİR UYANIŞ
29 Ekim… Bir bayramdan öte, milletin iradesine vurulmak istenen zincirleri parçaladığı gündür. Bugün bu mirasa sırt dönenler olsa da, tarih unutmamıştır. Türkiye, bugün Cumhuriyet’in 102. yılını kutlarken, aslında bir soruyla daha yüzleşiyor:
“Biz bu mirası yalnızca kutluyor muyuz, yoksa gerçekten yaşatıyor muyuz?”
Atatürk’ün “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” sözü yalnız bir duvar yazısı ya da resmi tören cümlesi değildir. Bu söz, halkın sesidir. Milletin iradesinin devletin üzerinde olduğu bir düzenin ilanıdır.
Ancak bugün toplumun her kesiminde hissedilen ekonomik zorluklar, adalet arayışının yoğunlaşması ve güven duygusunda yaşanan sarsılmalar; Cumhuriyet’in kurucu ilkelerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu durumun adı eleştiriden öte, bir uyarıdır.
Çünkü Cumhuriyet sadece bir yönetim sistemi değil; insanın onurunu, aklını ve özgürlüğünü merkezine alan bir yaşam iradesidir.
Bu irade bazen sıra bekleyen bir işçi kadındır… Bazen adliyede hakkını arayan bir baba… Bazen yurt dışına gitmek zorunda kalan bir genç… Ve bazen yalnızca daha adil bir ülke isteyen yaşlı bir vatandaş.
Bugün hâlâ susmayan, hâlâ soran, hâlâ mücadele eden herkes; belki farkında değildir ama Cumhuriyet’i yaşatmaya devam etmektedir.
Atatürk’ün yıllar önce verdiği en kritik mesaj bugün yeniden kulaklarımızda çınlıyor:
“Biz Cumhuriyeti ilan ettik, onu yükseltecek olan sizlersiniz.”
Ve biz biliyoruz ki; Cumhuriyet, ancak onu hissedenlerin omzunda yükselir.
Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın halkın kaderine sahip çıkma iradesi. Yaşasın umudu asla kaybetmeyenler..
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,