SON DAKİKA
--:--:--

Yasar Durmaz

Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz

TESTİ KIRILMADAN ÖNLEM ALMAK LAZIM!

Bağlantı kopyalandı!
TESTİ KIRILMADAN ÖNLEM ALMAK LAZIM!

Nasrettin Hoca’nın meşhur bir hikâyesi vardır.

Hoca, bir gün suya gönderdiği çocuğun eline testiyi verirken bir de tokadı patlatır. Yanındakiler hemen itiraz eder.

“– Hocam, çocuk testiyi kırmadı ki!”

Hoca ise gayet sakin cevaplar:

“– Testiyi kırdıktan sonra tokat atmanın ne faydası olur?”

Elbette burada mesele tokat değil; tokat tasvip edilmez.
Ama meselenin özü, hikâyenin çok ötesinde: Akıl, basiret, denetim ve sorumluluktur.

Ve ne yazık ki memlekette en çok eksik olan da tam olarak bunlar.

Testi kırıldıktan sonra akıl vermek, önlem almak, açıklama yapmak, bizde yıllardır alışkanlık hâline geldi.

Geçtiğimiz günlerde Dilovası’nda bir parfüm “fabrikası” cayır cayır yandı. Yedi insanımız yanarak can verdi.

Fabrika dediğime bakmayın…
Binanın kaçak, imalathanenin ruhsatsız olduğu; yangın önlemlerinin yetersiz bulunduğu; acil çıkış kapısı, yangın merdiveni ve söndürme sistemlerinin ya eksik ya da hiç olmadığı iddia ediliyor.

Bu iddialara zamanında hiç bakıp, denetleyen olmadı mı?

Her zamanki gibi ihmal sonrası yapılan açıklamalar : “İhmal ve kusuru olanlar cezalandırılacak.”

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da bir otelde zehirlenme vakası oldu.
Yine kayıplar, yine acı, yine ihmal.

Her felaketten sonra copy-paste açıklama: “İhmal ve kusuru olanlar hakkında gereği yapılacak.”

Ama soralım: Bu açıklamalar yanan ocakları geri getiriyor mu? Giden canları, dağılan aileleri yerine koyuyor mu?

Elbette ki hayır.

Peki neden? Çünkü bu ülkede gerçek anlamda bir denetim anlayışı yok.

Genelde şikâyet olursa usulen yapılan, göstermelik denetimler var.

Daha da acısı, denetimin bile denetimsiz olduğu bir düzen var.

Ekonomide, sanayide,
gıdada, çarşı, pazarda, ticarette ve iş güvenliğinde ciddi bir denetim yok…

Şayet ciddi denetimler olsaydı bu can kayıpları yaşanmazdı.

Sorun testinin kırılması değil;
Sorun, testiyi koruması gerekenlerin, testiyi taşıyan çocuğu suçlayarak kendilerini aklamaya çalışmalarıdır.

Asıl olan —ve yapılamayan—
testi kırılmadan önlem almaktır.

Yani; Gerçek denetim yapmak,
İşi ehline teslim etmek,
Ve hayatlar kararmadan harekete geçmektir.

Sonuç olarak: Sorumluların sadece “soruşturulması” değil; kalıcı yapısal reformlarla denetim ve cezalandırma sisteminin mutlaka güçlendirilmesi gerekmektedir.

Testi kırıldıktan sonra dağıtılan akıl, atılan nutuk, verilen söz kimseye fayda etmiyor.

Artık bu ülkenin, testiyi kırılmadan koruyacak bir akla ve iradeye ihtiyacı var.

Selam ve saygıyla…

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları
EDİ BESE!”(“YETER ARTIK”!)
EDİ BESE!”(“YETER ARTIK”!)
SİZİ GİDİ TAKLİTÇİLER SİZİ.!
SİZİ GİDİ TAKLİTÇİLER SİZİ.!
PAPA’NIN İZNİK ZİYARETİ: RİTÜELLER, SEMBOLLER VE GERÇEKLER
PAPA’NIN İZNİK ZİYARETİ: RİTÜELLER, SEMBOLLER VE GERÇEKLER
SİNEKLERİ Mİ ÖLDÜRÜYORUZ, BATAKLIĞI MI KURUTUYORUZ
SİNEKLERİ Mİ ÖLDÜRÜYORUZ, BATAKLIĞI MI KURUTUYORUZ
ARTIK HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ DEĞİL
ARTIK HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ DEĞİL
ZOR YOLA, KOLAY İNSANLARLA ÇIKILMAZ!
ZOR YOLA, KOLAY İNSANLARLA ÇIKILMAZ!

Yazarlarımız

Güncel Türkiye ve Dünya'dan Gelişmeler
International Hayat Haber

Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,

Copyright © 2020 Tüm hakları İnternationalhayathaber.com saklıdır. Seobaz Haber Teması
Translate »