Hayat bazen üzerimize öyle bir yükle gelir ki, her şeyin bittiğini, tüm kapıların yüzümüze kapandığını ve “kaybettiğimizi” düşünürüz. Oysa manevi öğretiler ve evrensel yasalar bize bambaşka bir şey söyler: Gerçek bir iyilik, asla mağlup edilemez.
Sosyal medyada yankı uyandıran ve pek çok kişinin kalbine dokunan o güçlü hatırlatma, aslında kadim bir hakikati fısıldıyor: “Doğruyu yapın; sistem iyinin yanındadır.”
İnsan, planları bozulduğunda veya beklediği kapı açılmadığında kendini yenilmiş hisseder. Âl-i İmrân Suresi 160. ayet, bu karamsarlığa en net cevabı veriyor:
“Allah size yardım ederse, artık size galip gelecek hiç kimse yoktur.”
Bu mesaj, stratejilerin, hırsların ve geçici güç oyunlarının üzerinde, sarsılmaz bir gücün koruması olduğunu hatırlatıyor. Eğer niyetiniz halis, yolunuz doğruluk ise; görünürdeki kayıplar aslında daha büyük bir kazancın hazırlık evresidir.
Kaybettiğini sananların düştüğü en büyük tuzak, “sistemin” adaletsiz olduğuna inanmaktır. Oysa iyilik bir tohumdur; bazen toprağın altında karanlıkta kalması, filizlenmeyeceği anlamına gelmez. Doğruyu yapmaya devam edenler, kısa vadede yorulabilirler ama uzun vadede sistemin (ilahi adaletin) mutlak desteğini arkalarında bulurlar.
Unutmayın:
Sonuç olarak; bugün bir şeyler elinizden kayıp gidiyor gibi görünebilir. Ancak vicdanınız rahat, niyetiniz iyiyse, siz aslında hiçbir şeyi kaybetmediniz. Sadece daha büyük bir hayır için alan açıyorsunuz.
Haber: Nurhayat Volkan
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap