Sebep kavramı dünyanın, dolayısıyla insan zihninin en önemli kavramlarından biridir. Değişik tanımları vardır, biz şu tanımla yetinelim: Bir varlığın, bir olayın olmasını gerektiren, doğuran, onu etkileyen başka bir varlık veya olay… Bu bağlantıya felsefede determinizm (gerekircilik) adı veriliyor.
Doğada her şey birbirine bağlıdır: Hava, toprak, denizler, akarsular, ormanlar, fırtınalar, yağmurlar, dağlar, bitkiler, hayvanlar, insanlar, toplumlar, kurumlar.. Bugün geçmişe bağlıdır; bir yer diğer bir yere, bir fikir başka bir fikre, her iş diğer bir işe bağlıdır. Birinde olan bir değişiklik, zincirleme olarak diğerlerini de etkiler. Dünyada her şey, her olgu bir sebepler ağı ve sistemi içinde olup biter. Atalarımızın dediği gibi “güneş çarığı sıkar, çarık ayağı sıkar, ayak da adamı sıkar.” Bu bağlantılar ne kadar iyi öğrenilirse, gerçekler o kadar kolay fark edilir, keşfedilir ve değerlendirilir.
Bir olayda, bir felakette sonuç aldatıcıdır, olaya yol açan görünürdeki sebepler de asıl belirleyici değildir! Mutlaka daha geriye gitmek, ana sebebe ulaşmak gerekir. Asıl en başta olanı bulup onu göz önüne almalı, onu düzeltmeli, onun işleyişini kontrol altına almalıdır. Türkiye’yi örnek alalım. Bir sürü sorunla boğuşuyoruz. Ana sebep kaliteli insan yetiştirme başarısızlığımızdır; eğitimsizlik, bilgisizlik ve sosyal ahlak yokluğudur. Liyakatli, bilim zihniyetli, işinin ehli, yüksek ahlaklı kuşaklar yetiştirememiş, işlerin başına bu niteliklere sahip kişileri getirememiş olmamamızdır. Kısaca ifade etmek gerekirse, ana sebep bence sorumluluk duygusu yüksek, kaliteli ve çalışkan insanlar yetiştirememiş olmamızdır
Bugün, Cumhuriyet tarihimizin en olumsuz koşulları içindeyiz. Bu halimizde geçmişte yapılan hataların çok büyük payı vardır. Bir örnekle açıklayayım: köy enstitülerinin kapatılması…1940’lı yılların sonlarından itibaren bu affedilmez hatayı işleyen yöneticiler ufkun ötesini, Türkiye’nin 2020’li yıllarını göremediler ya da bilerek görmezden geldiler! Bugün başımıza gelenlere de -cehaletlerinden, belki de bile bile- sebep oldular.
Köy enstitülerimiz, öğretmen okulları, halkevlerimiz bundan yaklaşık yüz yıl önce kapatıldı.
Bugünümüzü işte, asıl bu sebeple kaybettik!
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap