Bu dünya; doğumla ölümün, sevinçle hüznün, kavuşmayla ayrılığın iç içe geçtiği büyük bir imtihan yeridir.
Bugün gülen insan yarın ağlayabilir…
Bugün düğün evinde olan, yarın cenaze evinde bulunabilir…
Çünkü hayat böyledir.
Dünya fanidir; insan oğluda bu dünyada misafirdir.
Düğün ve cenaze, insan hayatının çok özel iki durağıdır.
Birinde neşe ve mutluluk vardır…
Diğerinde ise hüzün, sessizlik ve yüreğe çöken ayrılık acısı vardır.
Büyüklerimiz boşuna,”Düğün ve cenaze el ile olur.” diye dememiş.
Hatta halk arasında yine”İnsanın gözü iki yerde başkasını ararmış; biri düğün evinde, diğeri cenaze evinde” diye de başka bir anlamlı söz daha vardır.
Çünkü insan, en çok sevincini paylaşırken ve acısını taşırken çevresine bakarmış.
Kim gelmiş…
Kim aramış…
Kim kapısını çalmış…
Kim omzuna dokunmuş…
Bunlar unutulmazmış.
Özellikle cenaze evinin ayrı bir önemi vardır.
Çünkü ölüm, insana dünyanın geçiciliğini en sert şekilde hatırlatır.
Cenazeler sadece bir vedalaşma değildir; aynı zamanda yaşayanlara verilmiş büyük bir ibrettir.
Dinimiz de böyle günlerde birlik olmayı; cenazeye katılmayı, düğünde bulunmayı ve kardeşlik hukukunu korumayı öğütler.
Ne yazık ki bugün modern hayat tarzı, insanları birbirinden oldukça uzaklaştırdı. Aynı sokakta yaşayanlar bile artık maalesef birbirini tanımaz hâle geldi.
Unutmayalım…
Düğün de cenaze de; eşle, dostla, arkadaşla, hısım ve akrabayla daha bir anlam kazanır.
Çünkü bazen sessizce orada bulunmak bile en güzel sözden daha kıymetlidir.
Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Sevincimizi ve acılarımızı birlikte paylaşmayı nasip etsin.
Selam ve dua ile…
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap