SON DAKİKA
--:--:--
E. Emniyet M. Yasar Durmaz

BİR YERE GELMEK MARİFET DEĞİL, ORADA KALABİLMEK MARİFETTİR…

Bağlantı kopyalandı!

Bazen gerçek hayatta bir insanı bir yere getirilmesinde birçok faktör söz konusu olabilir.

Bir insanı seçilmişlik, liyakat ve ehliyet dışında, bazı istisnai durumlarda bazen siyaset, bazen sermaye, bazen dostluk, bazen akrabalık, bazen de güçlü ilişkiler ve referanslar bir yere getirebilir.

Ama insanı getirildiği yerde tutan bunların hiçbiri değildir.

Çünkü asıl marifet, bir koltuğa oturmak değil; o koltuğun hakkını vererek görev yapmak, bulunduğu kuruma değer katmak ve ayrılırken geride güzel bir isim bırakabilmektir.

Makamlar emanettir, gelip geçer. Kalıcı olan ise şerefle yapılan hizmetler, ortaya konulan eserler, yetiştirilen insanlar ve gönüllerde bırakılan hoş sadâdır.

Ne var ki bugün birçok kişi, bir makama getirilmeyi başarı sanıyor. Oysa gerçek başarı; o makama hakkıyla gelebilmek, o makamı liyakatle ileriye taşımak, adaletle yönetmek ve emanetin hakkını verebilmektir.

İnsanı bir yere;

Siyaset getirebilir…

Sermaye getirebilir…

Dostluk getirebilir…

Akrabalık getirebilir…

Güçlü ilişkiler getirebilir…

Ama bunların hiçbiri o insanı bulunduğu makamda tutamaz.

İnsanı makamda tutan; referansları değil, liyakati, karakteri, adaleti ve ortaya koyduğu hizmettir.

Ne yazık ki bugün birçok kurumda liyakat ve ehliyetin yerini maalesef partizanlık ve sadakat anlayışı almaya başlamıştır.

Makamlar, millete hizmet etme sorumluluğundan uzaklaşıp yakın çevreyi ödüllendirme ve güç dağıtma aracına dönüşmüş durumdadır.

Hal böyle olunca bunun bedelini ise yalnızca kurumlar değil, bütün toplum ödemektedir. Çünkü liyakatin olmadığı yerde kalite düşer, adalet zedelenir, kurumların itibarı sarsılır.

Hiçbir makam kimsenin babasının tapulu malı değildir.

Her koltuk geçicidir.

Kalıcı olan yalnızca geride bırakılan izdir.

Birilerinin desteğiyle yükselenler çoğu zaman bu desteğin hiç bitmeyeceğini sanır. Çevresindeki alkışları kendi başarısı zanneder.

Oysa alkışların büyük bölümü kişiye değil, oturduğu koltuğadır.

Koltuk gider…

Kalabalık da gider…

Telefonlar susar…

Kapılar kapanır…

İşte o gün geriye ne bıraktığınız ortaya çıkar.

Eseriniz varsa o konuşulur.

Dürüstlüğünüz varsa o hatırlanır.

Yetiştirdiğiniz insanlar varsa onlar sizi yaşatır.

Bunlar yoksa geriye sadece birkaç protokol fotoğrafı kalır.

Güç kalıcı değildir.

Dengeler değişir.

İktidarlar değişir.

Makamlar değişir.

Bu yüzden önemli olan bir yere nasıl geldiğiniz değil; bulunduğunuz makama ne kattığınızdır.

Çünkü insanın gerçek itibarı, görevdeyken aldığı alkışta değil; görevden ayrıldıktan sonra hakkında söylenen sözlerde gizlidir.

İnsanlar sizi makamınızla değil, adaletinizle…

Unvanınızla değil, karakterinizle…

Yetkinizle değil, hizmetlerinizle hatırlar.

Unutmayalım; bir yere gelmek veya getirilmek marifet değildir.

Asıl marifet; o makamın hakkını vermek, geride eser bırakmak ve makamdan ayrıldığında hayırla yâd edilmektir.

Selam ve saygıyla…

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Findeks Kredi Notunuz Kaç?
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz KİRALANAN TAŞINMAZLARDA DEPOZİTO (GÜVENCE BEDELİ) SORUNSALLIĞI…
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Herkes Susarken Konuşabilmek…
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz HERKES KENDİNİ BİR ŞEY ZANNEDİNCE…
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN?
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Devlette Devamlılık ve Koordinasyon Üzerine Bir Değerlendirme
Yazarlarımız
Güncel Türkiye ve Dünya'dan Gelişmeler
International Hayat Haber

Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,

Copyright © 2020 - 2026 Tüm hakları İnternationalhayathaber.com saklıdır.
Translate »