SON DAKİKA
--:--:--
E. Emniyet M. Yasar Durmaz

SİLAHSIZ SAVAŞLAR: Psikolojik Harekat Faaliyetleri

Bağlantı kopyalandı!

Sıcak savaşların yerini soğuk savaşların aldığı günümüz dünyasında, psikolojik harekât faaliyetleri artık savaşların en etkili silahı hâline gelmiştir.

Üstünlük, bir ülkenin topraklarını işgal etmekle değil; o ülkenin insanlarının zihinlerini ele geçirmekle sağlanmaktadır.

Tanktan, toptan, tüfekten daha ucuz, daha sessiz ve çok daha kalıcı bir yöntemdir bu.

Psikolojik harekât; hedef alınan birey, grup ya da toplumun duygu, düşünce, tutum ve davranışlarını değiştirmeyi amaçlar.

Ve çoğu zaman hedef, bunun farkına bile varmaz.

Eski KGB ajanı Yuri Bezmenov’a göre bir ülkeyi ele geçirmenin yolu askerî işgalden geçmez. Asıl işgal, zihinlerde başlar.

Bezmenov bu süreci dört aşamada tanımlar.

Ve en tehlikelisi, kimsenin “tehlike” olarak görmediği ilk aşamadır.

1. DEMORALİZASYON (Umutsuzluk)
Eğitimle başlar, medyayla yayılır, kültürle normalleştirilir.
İyiyle kötü yer değiştirir.
Liyakat “ayrımcılık”, ahlak “gericilik”, sorgulamak “tehlike” sayılır.
Toplum düşünemez hâle getirilir.
Gerçek anlatılsa bile artık kabul edilmez.
Çünkü zihin teslim alınmıştır.

2. DESTABİLİZASYON (İstikrarsızlaştırma)
Siyasi belirsizlik derinleşir.
Ekonomi sarsılır, sosyal bağlar çözülür, kurumlara güven erir.
Kimse kimseye inanmaz ama herkes her şeyden şikâyet eder.
Gürültü vardır; çözüm yoktur.

3. KRİZ
Bir kıvılcım yeterlidir.
Bir olay, bir patlama, bir ekonomik çöküş…
Toplum paniğe sürüklenir ve tek bir cümle dolaşır ağızlarda:
“Bizi kim kurtaracak?”

4. NORMALİZASYON (Ayrıştırma)
Ve final…
Yeni düzen kurulur.
Eskiden yanlış olan artık doğrudur.
Eskiden doğru olan ise “tehlikeli”, “marjinal”, “anormal” ilan edilir.
Bu aşamanın süresi yoktur.
Çünkü artık itiraz edecek bir zihin de kalmamıştır.

Bezmenov’un iddiası nettir:
En güçlü silah propagandadır.

Bu bir teori değil.
Bu bir komplo hiç değil.
Bu, adım adım işleyen bir süreçtir.

Kime inanacağımızı bilmiyoruz.
Neye itiraz edeceğimizi unuttuk.
Yanlışı savunur, doğruyu tartışır hâle geldik.

Ve en tehlikelisi de şu:
Bütün bunlar olurken, olan bitenleri “normal” sanmaya başladık.

Ve şimdi asıl soruyu soralım. Sizce biz hangi aşamadayız?

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz AKÇAKOCA BEY, MANAV TÜRKLERİ ve KOCAELİ
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz DOST KARA GÜNDE BELLİ OLUR
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz KOCAELİ USÜLÜ ISPANAKLI BONFİLE!
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Gazetecinin Görevi Alkışlamak mı, Soru Sormak mı?
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Seçimlerden Rahatsız Olan TESK Başkanının Derdi Ne?
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Esnaf Teşkilatlarında Değişmeyen Düzen
Yazarlarımız
Güncel Türkiye ve Dünya'dan Gelişmeler
International Hayat Haber

Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,

Copyright © 2020 - 2026 Tüm hakları İnternationalhayathaber.com saklıdır.
Translate »