SON DAKİKA
--:--:--
E. Emniyet M. Yasar Durmaz

SÖZ OLA KESE SAVAŞI, SÖZ OLA BİTİRE BAŞI

Bağlantı kopyalandı!

Çiçeği burnunda Adalet Bakanı Akın Gürlek geçtiğimiz günlerde önemli bir açıklama yaptı

Sosyal medya platformlarında kimlik doğrulama sisteminin hayata geçirileceğini duyurdu.

Yeni düzenlemeye göre kimliği doğrulanmamış hesaplar paylaşım yapamayacak.

Bu açıklama sıradan bir teknik düzenleme değil; dijital dünyanın geleceğine dair ciddi bir irade beyanıdır.

Bugün sosyal medya, hayatımızın en etkili kamusal alanlarından biri hâline geldi.

Siyaset orada konuşuluyor, ticaret orada yapılıyor, itibar orada inşa ediliyor.

Ve ne yazık ki itibar da yine orada yerle bir ediliyor.

Kimliği belirsiz hesaplar…
Sahte profiller…
Maaşlı ve organize trol ağları…

Özellikle Türkiye gibi siyasetin hararetli yaşandığı bir ülkede, son yıllarda sahte hesaplar üzerinden yapılan hakaret, iftira ve algı operasyonları oldukça arttı.

Bir insanın yıllarca emekle oluşturduğu saygınlığı, bir gecede açılmış sahte bir hesap gölgeleyebiliyor.

Bir klavye, bir ekran, bir sahte ve trol hesap…
Ve geride kırılan hayatlar.

Bakan Gürlek’in “itibar suikastı” ve “klavye delikanlılığı” ifadeleri aslında toplumun uzun süredir yaşadığı bir soruna işaret ediyor.

Gerçek hayatta yüzünü saklayarak birine hakaret edemezsin.

Birine iftira atarsan bunun hukuki bir karşılığı olur.

Peki dijital dünyada neden dokunulmaz bir alan oluşsun?

Özgürlük elbette vazgeçilmezdir. Eleştiri demokrasinin olmazsa olmazıdır.

Velakin özgürlük, sorumluluktan azade değildir.

Eleştiri ile hakaret arasındaki çizgi nettir.

Fikir beyanı ile iftira, karalama ve linç kampanyası aynı şey değildir.

Eğer bu düzenleme adil ve şeffaf biçimde uygulanırsa, sosyal medyada yeni bir dönem başlayabilir.

İnsanlar yaptıkları paylaşımların arkasında durmak zorunda kalır.
Sahte hesapların cesareti azalır.

Elbette dikkat edilmesi gereken başka bir husus daha var ki; oda
bu yeni sistem, muhalif sesleri susturmanın aracı değil; suçu önlemenin aracı olmalıdır.

Hukukun terazisi herkese eşit tartmalıdır.

Aksi hâlde iyi niyetli bir düzenleme, başka tartışmaların fitilini ateşleyebilir.

Toplum olarak şunu kendimize sormalıyız?

İsmimizi gizleyerek söylediğimiz sözü, kimliğimiz açıkken de o kişinin yüzüne söyleyebiliyor muyuz?

Belki mesele işte tam da burada düğümleniyor.

Yunus Emre; Söz ola kese savaşı söz ola bitüre başı. Söz ola agulu aşı balıla yağ ide bir söz” diye ne güzel söylemiş.

Unutmayalım; Söz ağzımızdan çıkıncaya kadar bizim esirimizdir, ağzımızdan çıktıktan sonra da biz onun esiri oluruz.

Selam ve saygı ile…

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Teşhis Tedavinin Yarısıdır!
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Evlatlarımıza Ne Oluyor, Nereye Gidiyoruz?
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz FAHRİ TİCARET MÜFETTİŞLİĞİ ÜZERİNE
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz İYİLİK, EN KOLAY SÖMÜRÜLEN ŞEYDİR
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz Bir Anne Yüreğiyle Gazetecilik
E. Emniyet M. Yasar Durmaz
E. Emniyet M. Yasar Durmaz 10 NİSAN’DAN GERİYE KALAN UMUT ve BEKLENTİLER
Yazarlarımız
Güncel Türkiye ve Dünya'dan Gelişmeler
International Hayat Haber

Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,

Copyright © 2020 - 2026 Tüm hakları İnternationalhayathaber.com saklıdır.
Translate »