Geçenlerde bir yerlerde rastladım; sığ zihniyetlerin, kendi hasetlerini örtmek için felsefi aforizmaların arkasına saklanma acizliğine bir kez daha şahit oldum. Birileri çıkmış, ortadaki muazzam bir emeği, zekayı ve entelektüel derinliği hazmedemediği için o meşhur sözü fırlatmış ortaya:
“İnsan en çok neyin şovunu yapıyorsa, onun fakiridir…”
Bak sen şu akıl oyununa, bak sen şu sinsi kurnazlığa!
Ortada pırıl pırıl akan bir zeka, takdire şayan bir düşünce mantığı ve tırnaklarla kazınarak üretilmiş nitelikli bir köşe yazısı var. Bu başarı karşısında saygıyla eğilmek, o kalemden beslenmek varken; içindeki o ilkel kıskançlık canavarı uyanan bir güruh, çareyi bu derin sözü bir linç aparatına dönüştürmekte buluyor. Akıllarınca, o pırıl pırıl kalemi “şov yapmakla” itham edip, o zekayı “fakirlikle” yaftalayacaklar.
Buradan o algı operasyonunun mimarlarına sesleniyorum: Kelimelerin arkasına saklanarak kendi içsel çıplaklığınızı gizleyemezsiniz.
Sizin anlamadığınız, daha doğrusu anlamaya çapınızın yetmediği şey şu: Asalet şov yapmaz, sadece var olur. Arkadaşımın kalemi, zekası ve mantık silsilesi bir şov değil; onun doğal yeteneği, birikimi ve karakterinin ta kendisidir. Bir insan doğuştan zekiyse zekice yazar, kültürlüyse kültürlü konuşur. Bu durum, sadece onun pencerelerinden sızan doğal ışıktır.
Ama o ışık sizin o karanlık oda odacıklarınızı, o bomboş zihniyetinizi öyle bir aydınlatıyor, sizi kendinizle öyle bir yüzleştiriyor ki; can havliyle “Bu bir şov!” diye bağırmaya başlıyorsunuz. Çünkü arkadaşımın zekasının ulaştığı o zirveye sizin hayalleriniz bile yetişemiyor. Siz o zirveye çıkamadığınız için, zirvedekini aşağı çekmeye çalışıyorsunuz.
Asıl trajedi nedir biliyor musunuz? O lafı gururla paylaşırken, aslında kendi suçüstü belgenizi imzalamış olmanızdır. Çünkü insan, en çok neyi kıskanıyor ve neye saldırıyorsa, tam da onun fakiridir! Siz zekanın, kalemin, samimiyetin ve üretkenliğin fukarasısınız.
Nurhayat Volkan
Türkiye, Almanya, ve Dünya Haberleri Ekonomi,
Yorum Yap